La Biblia Online

Anuncios


Toda la Biblia A.T. N.T.




İbraniler 6:8 - Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001 2008

Ama dikenli bitki, devedikeni üreten toprak yararsızdır; lanetlenmeye yakındır, sonu yanmaktır.

Ver Capítulo

Turkish Bible Old Translation 1941

fakat dikenler ve deve dikenleri husule getirdiği zaman merdut ve lânete yakındır; onun sonu yanmaktır.

Ver Capítulo

Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап

Ама дикенли битки, деведикени юретен топрак ярарсъздър; ланетленмейе якъндър, сону янмактър.

Ver Capítulo

Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar

Ama diken ve devedikeni verirse reddedilir. Onun lanetlenmesi yakındır, sonu ateşte yanmaktır.

Ver Capítulo

Temel Türkçe Tercüme

Dikenli ve zararlı bitkiler yetiştiren toprak ise bir şeye yaramaz ve lanetlenmek tehlikesindedir. Sonunda da ateşe verilir.

Ver Capítulo

Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)

Ama toprak diken ve devedikeni taşıyorsa, reddedilir; sonu yakılmak üzere olan lanetlenmeye yakındır.

Ver Capítulo



İbraniler 6:8
26 Referencias Cruzadas  

Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.


“RAB'bin lanetlediği bu toprak yüzünden çektiğimiz eziyeti, harcadığımız emeği bu çocuk hafifletip bizi rahatlatacak” diyerek çocuğa Nuh adını verdi.


Dikenlere dokunan kişi, Demir bir araçla Ya da mızrağın sapıyla dokunur. Dikenler oldukları yerde bütünüyle yakılacak.”


Orada buğday yerine diken, Arpa yerine delice bitsin.” Eyüp'ün konuşması sona erdi.


Verimli toprağı çorak alana, Orada yaşayanların kötülüğü yüzünden.


Kızgın değilim. Keşke karşıma dikenli çalılar çıksa! Onların üzerine yürür, Tümünü ateşe verirdim.


Böylesi bozkırdaki çalı gibidir, İyilik geldiği zaman görmeyecek; Kurak çöle, Kimsenin yaşamadığı tuzlaya yerleşecek.


RAB yaptığınız kötülüklere, iğrençliklere artık dayanamadığı için, bugün olduğu gibi ülkeniz aşağılanıp yerildi, kimsenin yaşamadığı dehşet verici bir viranelik oldu.


Negev Ormanı'na de ki, ‘RAB'bin sözüne kulak ver. Egemen RAB şöyle diyor: Senin içinde ateş tutuşturacağım. Ateş bütün ağaçlarını –yeşil ağacı da kuru ağacı da– yiyip bitirecek. Tutuşan alev söndürülemeyecek. Güneyden kuzeye, her yüz ateşin sıcağından kavrulacak.


Her Şeye Egemen RAB diyor ki, “İşte o gün geliyor, fırın gibi yanıyor. Kendini beğenmişlerle kötülük yapanlar samandan farksız olacak; o gün hepsini yakacak. Onlarda ne kök, ne dal bırakılacak.


“Sonra solundakilere şöyle diyecek: ‘Ey lanetliler, çekilin önümden! İblis'le melekleri için hazırlanmış sönmez ateşe gidin!


Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.


İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.


İsa ağaca, “Artık sonsuza dek senden kimse meyve yiyemesin!” dedi. Öğrencileri de bunu duydular.


Olayı hatırlayan Petrus, “Rabbî, bak! Lanetlediğin incir ağacı kurumuş!” dedi.


Bir kimse bende kalmazsa, çubuk gibi dışarı atılır ve kurur. Böylelerini toplar, ateşe atıp yakarlar.


RAB büyük kızgınlıkla, şiddetli öfkeyle onları ülkelerinden söküp attı; bugün olduğu gibi başka ülkeye sürdü.’


Biliyorsunuz, Esav daha sonra kutsanma hakkını miras almak istediyse de geri çevrildi. Kutsanmak için gözyaşı döküp yalvarmasına karşın, vermiş olduğu kararın sonucunu değiştiremedi.


Adı yaşam kitabına yazılmamış olanlar ateş gölüne atıldı.