Kendi öğrencilerini Hirodesçilerle birlikte İsaʼya yolladılar. Bu kişiler şöyle dediler: “Öğretmenimiz! Biliyoruz ki, sen dürüst bir adamsın ve Allahʼın yolunu doğru öğretiyorsun. Hiç taraf tutmuyorsun. İnsanlar arasında ayrım yapmıyorsun.
Markos 12:14 - Temel Türkçe Tercüme İsaʼnın yanına gelip şöyle dediler: “Öğretmenimiz! Biliyoruz ki sen dürüst bir adamsın. İnsanların düşüncelerine önem vermiyorsun. Çünkü insanlar arasında ayrım yapmıyorsun, ama Allahʼın yolunu doğru öğretiyorsun. Sezarʼa vergi ödemek Tevratʼa uygun mu, değil mi? Ödeyelim mi, ödemeyelim mi?” Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001 2008 Bunlar gelip İsa'ya, “Öğretmenimiz” dediler, “Senin dürüst biri olduğunu, kimseyi kayırmadan, insanlar arasında ayrım yapmadan Tanrı yolunu dürüstçe öğrettiğini biliyoruz. Sezar'a vergi vermek Kutsal Yasa'ya uygun mu, değil mi? Verelim mi, vermeyelim mi?” Turkish Bible Old Translation 1941 Onlar geldikleri zaman, kendisine dediler: Muallim, biliriz ki, sen doğrusun, ve kimseyi kayırmazsın; çünkü insanların şahsına bakmıyorsun; Allahın yolunu doğrulukla öğretiyorsun. Kaysere vergi vermek caiz mi, yahut değil mi? Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап Бунлар гелип Иса'я, „Ьоретменимиз“ дедилер, „Сенин дюрюст бири олдууну, кимсейи кайърмадан, инсанлар арасънда айръм япмадан Танръ йолуну дюрюстче ьореттиини билийоруз. Сезар'а верги вермек Кутсал Яса'я уйгун му, деил ми? Верелим ми, вермейелим ми?“ Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar Adamlar O'na gelip, “Ey Öğretmen!” dediler, “Senin gerçek olduğunu biliyoruz, hiç kimseden çekindiğin de yok. Çünkü kayırıcılık yapan biri değilsin. Tersine, Tanrı yolunu doğrulukla öğretiyorsun. Sezar'a vergi ödemek yasal mı, yoksa değil mi? Ödeyelim mi, ödemeyelim mi?” Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC) Onlar geldikleri zaman Yeşua’ya, “Öğretmenimiz, senin dürüst biri olduğunu biliyoruz, kimseyi kayırmadığını, kimsenin arasında ayrım yapmadığını, Tanrı yolunu doğrulukla öğrettiğini biliyoruz. Sezar’a vergi vermek Yasa’ya uygun mu, değil mi? Verelim mi, vermeyelim mi?” |
Kendi öğrencilerini Hirodesçilerle birlikte İsaʼya yolladılar. Bu kişiler şöyle dediler: “Öğretmenimiz! Biliyoruz ki, sen dürüst bir adamsın ve Allahʼın yolunu doğru öğretiyorsun. Hiç taraf tutmuyorsun. İnsanlar arasında ayrım yapmıyorsun.
Peki, söyle bize, sen ne düşünüyorsun: Sezarʼa vergi ödemek Tevratʼa uygun mu, değil mi?”
Sonra liderler Ferisilerden ve Hirodesçilerden bazılarını yolladılar. İsaʼyı söyleyeceği bir sözle tuzağa düşürmek istiyorlardı.
İsa ise onların ikiyüzlülüğünü bildiği için şöyle dedi: “Neden beni tuzağa düşürmeye çalışıyorsunuz? Bana bir gümüş para getirin de ona bir göz atayım.”
Oʼnu suçlamaya başladılar. “Bu adam var ya!” dediler. “Milletimizi yoldan saptırırken yakaladık. Bir de Sezarʼa vergi ödenmesine karşı çıkıyor. Aynı zamanda kendisinin Mesih, yani kral olduğunu söylüyor.”
Kendi adına konuşan kendini yüceltmek ister. Ancak kendisini göndereni yüceltmek isteyen doğruyu söyler, hiç yalan söylemez.
Vergiyi de aynı sebeple ödüyorsunuz. Çünkü yetkililer Allahʼın hizmetkârlarıdır ve kendilerini bu işe adarlar.
Allahʼın sözünü kendi çıkarı için kullanan birçok dolandırıcı var. Biz onlardan değiliz. Allah tarafından gönderildik. Mesihʼe ait kişiler olarak temiz yürekle konuştuğumuza Allah şahittir.
Böylece Rabʼden korkmanın ne demek olduğunu bilerek insanları imana getiriyoruz. Allah bizi olduğumuz gibi görür. Umarım, vicdanınız da bizi öyle görür.
Bu sebeple artık hiç kimseye insan açısından bakmıyoruz. Eskiden Mesihʼe insan açısından bakardık. Ama artık Oʼna öyle bakmıyoruz.
Şimdi kimi memnun etmeye çalışıyorum: insanları mı, yoksa Allahʼı mı? Eğer hâlâ insanları memnun etmeye çalışsaydım, Mesihʼin kulu olmazdım.
İleri gelenler ise –onlar neymiş bence fark etmez, çünkü Allah insanlar arasında ayrım yapmaz– evet, ileri gelenler duyurduğum Müjdeʼye hiçbir şey katmadılar.
Tersine, Allah bizi güvenilir bulduğu için, Müjdeʼyi yayma işini bize emanet etti. Bu sebeple insanları değil, Allahʼı hoşnut etmek için konuşuyoruz. Çünkü yüreklerimizi sınayan Oʼdur.