La Biblia Online

Anuncios


Toda la Biblia A.T. N.T.




Luka 13:11 - Temel Türkçe Tercüme

On sekiz yıldır içinde hastalık ruhu bulunan bir kadın da oradaydı. İki büklüm olmuştu, belini hiç doğrultamıyordu.

Ver Capítulo

Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001 2008

On sekiz yıldır içinde hastalık ruhu bulunan bir kadın da oradaydı. İki büklüm olmuş, belini hiç doğrultamıyordu.

Ver Capítulo

Turkish Bible Old Translation 1941

Ve işte, on sekiz yıldan beri kendisinde hastalık ruhu olan bir kadın; iki kat olmuştu, ve hiç bir suretle doğrulamazdı.

Ver Capítulo

Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап

Он секиз йълдър ичинде хасталък руху булунан бир кадън да орадайдъ. Ики бюклюм олмуш, белини хич дорултамъйорду.

Ver Capítulo

Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar

İçindeki hastalık ruhu yüzünden on sekiz yıldır beli bükük, bir türlü sırtını doğrultamayan bir kadın vardı orada.

Ver Capítulo

Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)

İşte, on sekiz yıldır kendisinde hastalık ruhu bulunan bir kadın oradaydı. İki büklüm olmuş, belini hiçbir şekilde doğrultamıyordu.

Ver Capítulo



Luka 13:11
20 Referencias Cruzadas  

İsa, Celile bölgesinin her tarafını dolaştı. Halkın toplantı yerlerinde vaaz edip göksel krallık hakkındaki Müjdeʼyi duyurdu. Halkın arasında her türlü hastalığı ve sakatlığı iyileştirdi.


İsa çocuğun babasına sordu: “Çocuk ne zamandan beri bu vaziyette?” Babası, “Küçüklüğünden beri” diye cevap verdi.


İsa kadını görünce onu çağırdı. “Ey kadın! Hastalığından kurtuldun!” dedi.


İşte, bu kadın da İbrahimʼin bir kızıdır. Ama Şeytan onu on sekiz yıl bağlı tuttu. Şabat günü bu bağdan serbest bırakılmalıydı, öyle değil mi?”


Bu olaylar olmaya başlayınca, dik durup başlarınızı kaldırın, çünkü kurtuluşunuz yaklaşıyor.”


Ayrıca yanında cinlerden ve hastalıklardan kurtulmuş bazı kadınlar da vardı. Onlardan biri Mecdelli Meryemʼdi. Kendisinden yedi cin kovulmuştu.


Karaya çıktıktan sonra, İsaʼyı kasabadan bir adam karşıladı. Adam cinlere tutulmuş, uzun zamandan beri hiç elbise giymemişti. Evde değil, mezarlık mağaralarda yaşıyordu.


Orada on iki yıldan beri kanaması olan bir kadın vardı. Bütün parasını doktorlara harcamıştı ama hiç kimse onu iyileştirememişti.


Doğuştan sakat bir adam oraya getiriliyordu. Bu adamı tapınak avlusuna giren kişilerden para dilenmesi için her gün “Güzel Kapı” denilen avlu kapısının önüne bırakırlardı.


Hem de bu mucizeyle şifa bulan adamın yaşı kırkı geçmişti.