Gökteki yıldızlarla takımyıldızlar ışımayacak, Doğan güneş kararacak, ay ışığını vermez olacak.
Markos 13:24 - Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001 2008 “Ama o günlerde, o sıkıntıdan sonra, ‘Güneş kararacak, Ay ışık vermez olacak, Yıldızlar gökten düşecek, Göksel güçler sarsılacak.’ Turkish Bible Old Translation 1941 Fakat o günlerde, o sıkıntıdan sonra, güneş kararacak, ay ışığını vermiyecek, Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап „Ама о гюнлерде, о съкънтъдан сонра, ‚Гюнеш карараджак, Ай ъшък вермез оладжак, Йълдъзлар гьоктен дюшеджек, Гьоксел гючлер сарсъладжак.‘ Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar “Ama o günlerde, o acının ardından “ ‘Güneş kararacak, Ay ışığını vermez olacak, Temel Türkçe Tercüme Ama o günlerde, o eziyet zamanından sonra, ‘güneş kararacak, ay da ışığını vermeyecek. Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC) Ama o günlerde, o sıkıntıdan sonra, ‘Güneş kararacak, ay ışığını vermeyecek. |
Gökteki yıldızlarla takımyıldızlar ışımayacak, Doğan güneş kararacak, ay ışığını vermez olacak.
Bu yüzden yeryüzü yasa gömülecek, Gök kararacak; Çünkü ben söyledim, ben tasarladım. Fikrimi değiştirmeyecek, Verdiğim karardan dönmeyeceğim.”
Seni ortadan kaldırdığım zaman Gökleri örtecek, Yıldızları karartacak, Güneşi bulutla kapatacağım. Ay ışığını vermeyecek.
“O zaman senin halkını koruyan büyük önder Mikail görünecek. Ulusun oluşumundan beri hiç görülmemiş bir sıkıntı dönemi olacak. Bu dönemde halkın –adı kitapta yazılı olanlar– kurtulacak.
Önünden ateşten bir ırmak çıkıp akıyordu. Binlerce binler O'na hizmet ediyordu; On binlerce on binler Önünde duruyordu. Mahkeme kuruldu, Kitaplar açıldı.
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.
RAB'bin günü aydınlık değil, karanlık olmayacak mı? Hem de zifiri karanlık, Bir parıltı bile yok.
Ama Rab'bin günü hırsız gibi gelecek. O gün gökler büyük bir gürültüyle ortadan kalkacak, maddesel öğeler yanarak yok olacak, yer ve yeryüzünde yapılmış olan her şey yanıp tükenecek.
Sonra büyük, beyaz bir taht ve tahtta oturanı gördüm. Yerle gök önünden kaçtılar, yok olup gittiler.