La Biblia Online

Anuncios


Toda la Biblia A.T. N.T.




Luka 24:6 - Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001 2008

“O burada yok, dirildi. Daha Celile'deyken size söylediğini anımsayın.

Ver Capítulo

Turkish Bible Old Translation 1941

O burada değil, fakat kıyam etti; daha Galilede iken,

Ver Capítulo

Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап

„О бурада йок, дирилди. Даха Джелиле'дейкен сизе сьойледиини анъмсайън.

Ver Capítulo

Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar

“O burada değil, çünkü dirilmiştir. Daha Galile'deyken size söylediğini anımsayın.

Ver Capítulo

Temel Türkçe Tercüme

“O burada yok. Dirildi. Hatırlarsınız, O daha Celileʼdeyken size şunu söylemişti:

Ver Capítulo

Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)

O burada değil, dirildi. Daha Galile’deyken size neler söylediğini hatırlayın.

Ver Capítulo



Luka 24:6
19 Referencias Cruzadas  

Yunus, nasıl üç gün üç gece o koca balığın karnında kaldıysa, İnsanoğlu da üç gün üç gece yerin bağrında kalacaktır.


Bundan sonra İsa, kendisinin Yeruşalim'e gitmesi, ileri gelenler, başkâhinler ve din bilginlerinin elinden çok acı çekmesi, öldürülmesi ve üçüncü gün dirilmesi gerektiğini öğrencilerine anlatmaya başladı.


O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, O'nun yattığı yeri görün.


Adam onlara, “Şaşırmayın!” dedi. “Çarmıha gerilen Nasıralı İsa'yı arıyorsunuz. O dirildi, burada yok. İşte O'nu yatırdıkları yer.


İsa, İnsanoğlu'nun çok acı çekmesi, ileri gelenler, başkâhinler ve din bilginlerince reddedilmesi, öldürülmesi ve üç gün sonra dirilmesi gerektiğini onlara anlatmaya başladı.


Bunlar, “Rab gerçekten dirildi, Simun'a görünmüş!” diyorlardı.


Korkuya kapılan kadınlar başlarını yere eğdiler. Adamlar ise onlara, “Diri olanı neden ölüler arasında arıyorsunuz?” dediler.


İnsanoğlu'nun çok acı çekmesi, ileri gelenler, başkâhinler ve din bilginlerince reddedilmesi, öldürülmesi ve üçüncü gün dirilmesi gerektiğini söyledi.


Tanrı ise, ölüm acılarına son vererek O'nu diriltti. Çünkü O'nun ölüme tutsak kalması olanaksızdı.


Daha yanınızdayken bunları size söylediğimi hatırlamıyor musunuz?