Ama İsa bunun farkındaydı ve oradan ayrıldı. Birçok kişi Oʼnun arkasından gitti; İsa da hepsini iyileştirdi.
Luka 9:11 - Temel Türkçe Tercüme Bunun farkına varan halk İsaʼyı izledi. İsa halkı hoş karşıladı. Onlara Allahʼın Krallığı hakkında vaaz verdi ve şifaya muhtaç olanları iyileştirdi. Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001 2008 Bunu öğrenen halk O'nun ardından gitti. İsa onları ilgiyle karşıladı, kendilerine Tanrı'nın Egemenliği'nden söz etti ve şifaya ihtiyacı olanları iyileştirdi. Turkish Bible Old Translation 1941 Ve halk bunu anlıyarak, onun ardınca gittiler; İsa da onları kabul etti, onlara Allahın melekûtu hakkında söyledi, ve şifaya muhtaç olanları iyi etti. Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап Буну ьоренен халк О'нун ардъндан гитти. Иса онларъ илгийле каршъладъ, кендилерине Танръ'нън Егеменлии'нден сьоз етти ве шифая ихтияджъ оланларъ ийилештирди. Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar Halk bunu öğrenince O'nu izledi. O da onları iyi karşıladı ve onlarla Tanrı'nın Hükümranlığı'na ilişkin konuştu, sağlığa gereksinim duyanları iyileştirdi. Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC) Bunu anlayan kalabalıklar O’nun peşinden gitti. Yeşua onları iyi karşıladı, onlara Tanrı’nın Krallığı'ndan söz etti ve şifaya ihtiyacı olanları iyileştirdi. |
Ama İsa bunun farkındaydı ve oradan ayrıldı. Birçok kişi Oʼnun arkasından gitti; İsa da hepsini iyileştirdi.
İsa tekneden inince büyük bir kalabalık gördü. Onlara acıdı ve onların hastalarını iyileştirdi.
O ikisinden hangisi babasının isteğini yerine getirdi?” “Birincisi” dediler. İsa onlara dedi: “Size doğrusunu söylüyorum: vergi memurları ve fahişeler Allahʼın Krallığıʼna sizden önce girecekler.
Bunun için size diyorum ki, Allahʼın Krallığı sizden alınacak ve o krallığa layık ürün getiren bir millete verilecek.
İsa onlara şöyle cevap verdi: “Sağlıklı insanların değil, hasta olanların doktora ihtiyacı var.
Bundan kısa bir süre sonra İsa köy kasaba dolaşmaya başladı. Halka vaaz edip Allahʼın Krallığı hakkındaki Müjdeʼyi duyuruyordu. On iki elçisi de Oʼnunla birlikteydi.
O da onlara şöyle dedi: “Sizlere Allahʼın Krallığıʼnın sırlarını anlama gücü verildi. Ama başkalarına benzetmelerle anlatıyorum. Öyle ki, ‘Bakıp da görmesinler, işitip de anlamasınlar.’
Elçiler dönünce, bütün yaptıklarını İsaʼya anlattılar. İsa elçileri yanına alıp Beytsayda denilen kasabanın yakınlarına çekildi. Orada onlarla baş başa kalmak istedi.
Akşama doğru on iki elçi gelip İsaʼya şunu söyledi: “Halkı gönder de etraftaki köylere ve çiftliklere gitsin. Kendilerine kalacak yer ve yiyecek bulsunlar. Çünkü burada ıssız bir yerdeyiz.”
İsa onlara şöyle dedi: “Benim yiyeceğim, beni Gönderenʼin istediğini yerine getirmek ve bana verdiği işi tamamlamaktır.
Allahʼın Krallığıʼnı büyük cesaretle duyurdu ve Rab İsa Mesih hakkında vaaz etti. Kimse de ona engel olmadı.
Peki, eğer Rabbe iman etmemişlerse Oʼnu nasıl yardıma çağıracaklar? Eğer Oʼndan haber almamışlarsa Oʼna nasıl iman edecekler? Eğer vaaz eden yoksa Oʼndan nasıl haber alacaklar?
Demek ki, iman etmek haberi duymakla, haberi duymak da Mesihʼin sözünün yayılmasıyla olur.
Çünkü Mesih de kendini memnun etmeye çalışmadı. Ama Oʼnun hakkında yazıldığı gibi, “Ey Allah, seni aşağılayan kişilerin hakaretlerine ben uğradım.”
Allahʼın sözünü vaaz et. Zaman uygun olsun ya da olmasın bu hizmeti gayretle sürdür. İnsanlara günahlarını göster, onları azarla, cesaretlendir, tam bir sabırla eğit.
Bunun için lütufkâr Allahʼın tahtına cesaretle yaklaşalım. Böylece yardıma muhtaç olduğumuz zaman merhamet buluruz ve Oʼnun lütfuna kavuşuruz.