La Biblia Online

Anuncios


Toda la Biblia A.T. N.T.




Markos 11:25 - Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001 2008

Kalkıp dua ettiğiniz zaman, birine karşı bir şikâyetiniz varsa onu bağışlayın ki, göklerdeki Babanız da sizin suçlarınızı bağışlasın.”

Ver Capítulo

Turkish Bible Old Translation 1941

Ve duaya durduğunuz zaman, kimseye karşı bir şeyiniz varsa, ona bağışlayın ki, göklerde olan Babanız da size suçlarınızı bağışlasın.

Ver Capítulo

Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап

Калкъп дуа еттииниз заман, бирине каршъ бир шикяйетиниз варса ону баъшлайън ки, гьоклердеки Бабанъз да сизин сучларънъзъ баъшласън.“

Ver Capítulo

Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar

Duaya durduğunuzda, herhangi birine karşı bir şeyiniz varsa onu bağışlayın ki, göklerdeki Babanız da suçlarınızı sizlere bağışlasın.”

Ver Capítulo

Temel Türkçe Tercüme

Ayağa kalkıp dua ettiğiniz zaman, bir kişiye dargınsanız, onu bağışlayın. Öyle ki, gökteki Babanız da sizin suçlarınızı bağışlasın.”

Ver Capítulo

Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)

Duaya durduğunuz zaman, birine karşı bir şeyiniz varsa onu bağışlayın ki, gökteki Babanız da sizin suçlarınızı bağışlasın.

Ver Capítulo



Markos 11:25
13 Referencias Cruzadas  

RAB, meleğinin önünde duran Başkâhin Yeşu'yu ve onu suçlamak için sağında duran Şeytan'ı bana gösterdi.


Bu yüzden, sunakta adak sunarken kardeşinin sana karşı bir şikâyeti olduğunu anımsarsan, adağını orada, sunağın önünde bırak, git önce kardeşinle barış; sonra gelip adağını sun.


Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi, Sen de bizim suçlarımızı bağışla.


“Dua ettiğiniz zaman ikiyüzlüler gibi olmayın. Onlar, herkes kendilerini görsün diye havralarda ve caddelerin köşe başlarında dikilip dua etmekten zevk alırlar. Size doğrusunu söyleyeyim, onlar ödüllerini almışlardır.


Ferisi ayakta kendi kendine şöyle dua etti: ‘Tanrım, öbür insanlara –soygunculara, hak yiyenlere, zina edenlere– ya da şu vergi görevlisine benzemediğim için sana şükrederim.


“Vergi görevlisi ise uzakta durdu, gözlerini göğe kaldırmak bile istemiyordu, ancak göğsünü döverek, ‘Tanrım, ben günahkâra merhamet et’ diyordu.


“Başkasını yargılamayın, siz de yargılanmazsınız. Suçlu çıkarmayın, siz de suçlu çıkarılmazsınız. Başkasını bağışlayın, siz de bağışlanırsınız.


Birbirinize karşı iyi yürekli, şefkatli olun. Tanrı sizi Mesih'te bağışladığı gibi, siz de birbirinizi bağışlayın.


Birbirinize hoşgörülü davranın. Birinizin ötekinden bir şikâyeti varsa, Rab'bin sizi bağışladığı gibi, siz de birbirinizi bağışlayın.


Çünkü yargı merhamet göstermeyene karşı merhametsizdir. Merhamet yargıya galip gelir.


Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.