La Biblia Online

Anuncios


Toda la Biblia A.T. N.T.




Hoşea 5:13 - Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001 2008

“Efrayim hastalığını, Yahuda yarasını görünce, Efrayim Asur'a gitti, Büyük kraldan yardım istedi. Ama o size şifa veremez, Yaranızı iyileştiremez.

Ver Capítulo

Turkish Bible Old Translation 1941

Efraim hastalığını, ve Yahuda yarasını görünce, Efraim Aşura gitti, ve kıral Yarebe gönderdi; fakat o size şifa veremez, ve yaranızı kapamaz.

Ver Capítulo

Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап

„Ефрайим хасталъънъ, Яхуда ярасънъ гьорюндже, Ефрайим Асур'а гитти, Бюйюк кралдан ярдъм истеди. Ама о сизе шифа веремез, Яранъзъ ийилештиремез.

Ver Capítulo

Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar

“Efrayim hastalığını, Yahuda yarasını görünce, Efrayim Asur'a gitti, Büyük kraldan yardım istedi. Ama o size şifa veremez, Yaranızı iyileştiremez.

Ver Capítulo

Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)

“Efraim hastalığını, Yahuda yarasını görünce, Efraim Asur'a gitti, Ve Kral Yareb'e haber gönderdi; Ama o size şifa veremez, Yaranızı da iyileştiremez.

Ver Capítulo



Hoşea 5:13
16 Referencias Cruzadas  

Asur Kralı Tiglat-Pileser İsrail'e saldırdı. Menahem, Tiglat-Pileser'in desteğini sağlayıp krallığını güçlendirmek için, ona bin talant gümüş verdi.


İsrail Kralı Pekah'ın krallığı sırasında, Asur Kralı Tiglat-Pileser İsrail'in İyon, Avel-Beytmaaka, Yanoah, Kedeş, Hasor kentleriyle Gilat, Celile ve Naftali bölgelerini ele geçirerek halkı Asur'a sürdü.


Ahaz, Asur Kralı Tiglat-Pileser'e: “Senin kulun kölenim; gel, bana saldıran Aram ve İsrail krallarının elinden beni kurtar” diye ulaklar gönderdi.


O zaman adam şöyle yanıtlayacak: “Ben yaranızı saramam. Evimde ne yiyecek ne giyecek var. Beni halkın önderi yapmayın.”


“RAB diyor ki, ‘Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.


“Ohola benimken fahişelik etti. Oynaşları olan Asurlular'a gönül verdi. Hepsi de genç, yakışıklı, lacivertler kuşanmış savaşçılar, valiler, komutanlar, atlı askerlerdi.


Put armağan olarak büyük krala, Asur'a götürülecek. Efrayim rezil olacak, İsrail aldığı öğütten utanacak.


Efrayim rüzgarı güdüyor, Doğu rüzgarının ardına düşüyor bütün gün; Yalanı, zorbalığı artıyor. Asur'la antlaşma yapıyor, Mısır'a zeytinyağı gönderiyor.


Asur kurtaramaz bizi, Savaş atlarına binmeyeceğiz. Artık ellerimizle yaptığımıza ‘Tanrımız’ demeyeceğiz, Çünkü öksüz sende merhamet bulur.”


Oynaşlarının ardına düşecek, Ama onlara erişemeyecek, Onları arayacak, Ama bulamayacak. O zaman, ‘İlk kocama döneyim’ diyecek, ‘Çünkü o zamanki halim şimdikinden iyiydi!’


“Efrayim bön, akılsız bir güvercin gibi, Ya Mısır'ı yardıma çağırıyor, Ya Asur'a gidiyor.


Tek başına dolaşan yaban eşeği gibi Asur'a gittiler, Efrayim ücretli oynaşlar tuttu.


Çünkü Samiriye'nin yaraları onmaz. Yahuda da aynı sona uğramak üzere. Halkımın yaşadığı Yeruşalim'in kapılarına dayandı yıkım.