La Biblia Online

Anuncios


Toda la Biblia A.T. N.T.




Hoşea 10:7 - Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001 2008

Samiriye, Kralı'yla birlikte Su üstündeki çubuk gibi akıp gidecek.

Ver Capítulo

Turkish Bible Old Translation 1941

Samiriye, onun kıralı sular üzerindeki köpük gibi yok oldu.

Ver Capítulo

Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап

Самирийе, Кралъ'йла бирликте Су юстюндеки чубук гиби акъп гидеджек.

Ver Capítulo

Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar

Samiriye, Kralı'yla birlikte Su üstündeki çubuk gibi akıp gidecek.

Ver Capítulo

Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)

Samariya ve Kralı suda bir dal gibi akıp gidecek.

Ver Capítulo



Hoşea 10:7
9 Referencias Cruzadas  

Yizreel'de Samiriye Kralı Ahav'ın sarayının yanında Yizreelli Navot'un bir bağı vardı. Bir gün Ahav, Navot'a şunu önerdi: “Bağını bana ver. Sarayıma yakın olduğu için orayı sebze bahçesi olarak kullanmak istiyorum. Karşılığında ben de sana daha iyi bir bağ vereyim, ya da istersen değerini gümüş olarak ödeyeyim.”


Ama RAB'bin meleği, Tişbeli İlyas'a şöyle dedi: “Kalk, Samiriye Kralı'nın habercilerini karşıla ve onlara de ki, ‘İsrail'de Tanrı yok mu ki Ekron ilahı Baalzevuv'a danışmaya gidiyorsunuz?’


Yahuda Kralı Azarya oğlu Yotam'ın krallığının yirminci yılında Ela oğlu Hoşea, Remalya oğlu Pekah'a düzen kurdu ve onu öldürüp yerine kendisi kral oldu.


Ancak Asur Kralı Hoşea'nın hainlik yaptığını öğrendi. Çünkü Hoşea Mısır Firavunu So'nun desteğini sağlamak için ona ulaklar göndermiş, üstelik her yıl ödemesi gereken haraçları da Asur Kralı'na ödememişti. Bunun üzerine Asur Kralı onu yakalayıp cezaevine kapadı.


Ey Beytel, sana da aynısı yapılacak, Kötülüğünün büyüklüğü yüzünden. Tan ağarırken İsrail Kralı büsbütün yok olacak.


O zaman, “Kralsız kaldık” diyecekler, “Çünkü RAB'den korkmadık. Kralımız olsa bile, Ne yapabilirdi bize?”


İsrail'in günahı olan Aven'deki puta tapılan yerler yok olacak, Sunaklarını dikenler, devedikenleri saracak. O zaman dağlara, “Bizi örtün!”, Tepelere, “Üzerimize düşün!” diyecekler.


Öfkelendiğimde bir kral verdim sana, Gazaba gelince alıp götürdüm onu.


Köpüğünü savuran denizin azgın dalgaları gibi ayıplarını çevreye savururlar. Serseri yıldızlar gibidirler. Onları sonsuza dek sürecek koyu karanlık bekliyor.