Markos 1:23 - Temel Türkçe Tercüme O sırada toplantı yerinde içinde şeytani ruh olan bir adam vardı. Yüksek sesle bağırıp şöyle dedi: Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001 2008 Tam o sırada havrada bulunan ve kötü ruha tutulmuş bir adam, “Ey Nasıralı İsa, bizden ne istiyorsun?” diye bağırdı. “Bizi mahvetmeye mi geldin? Senin kim olduğunu biliyorum, Tanrı'nın Kutsalı'sın sen!” Turkish Bible Old Translation 1941 Hemen onların havrasında murdar ruh ile bir adam olup, bağırarak dedi: Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап Там о сърада хаврада булунан ве кьотю руха тутулмуш бир адам, „Ей Насъралъ Иса, бизден не истийорсун?“ дийе баърдъ. „Бизи махветмейе ми гелдин? Сенин ким олдууну билийорум, Танръ'нън Кутсалъ'сън сен!“ Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar Sinagogta kötü ruha tutsak bir adam vardı. Bağırarak Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC) O anda havralarında bulunan kirli ruhu olan bir adam, “Ey Nasıralı Yeşua, bizden ne istiyorsun?” diyerek bağırdı. |
Oradakiler İsaʼnın vaaz etmesine şaşırıp kaldılar. Çünkü onlara Tevrat uzmanları gibi değil, yetkiye sahip biri olarak vaaz ediyordu.
“Nasıralı İsa, bizden ne istiyorsun? Bizi yok etmeye mi geldin? Senin kim olduğunu biliyorum: sen Allahʼın kutsal Mesihiʼsin!”
Bu olaydan hemen sonra İsa Yahudilerin toplantı yerinden çıktı ve Yakubʼla Yuhannaʼyla birlikte Simun ve Andreasʼın evine gitti.
İsa çeşitli hastalıklardan rahatsız olanları iyileştirdi. Birçok cini de kovdu. Cinler İsaʼnın kim olduğunu biliyorlardı. Bu sebeple İsa onların konuşmasına izin vermedi.
İsa Celile bölgesinin her tarafını dolaştı. Halkın toplantı yerlerinde vaaz etti ve insanlardan cinleri kovdu.
İsa tekneden iner inmez mezarlık olarak kullanılan mağaralardan çıkan bir adamla karşılaştı. Adamda şeytani ruh vardı.
Bir kadın İsaʼnın hakkındaki haberi duydu. Şeytani ruha tutulmuş bir kızı vardı. Kadın hemen gelip İsaʼnın ayaklarının dibine kapandı.
İsa kalabalığın koşup toplanmaya başladığını görünce, şeytani ruhu azarladı ve ona şöyle dedi: “Ey sen, çocuğu dilsiz ve sağır yapan ruh! Sana emrediyorum, ondan çık ve bir daha ona girme!”