RAB için olanaksız bir şey var mı? Belirlenen vakitte, gelecek yıl bu zaman yanına döndüğümde Sara'nın bir oğlu olacak.”
Luka 5:12 - Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001 2008 İsa kentlerden birindeyken, her yanını cüzam kaplamış bir adamla karşılaştı. Adam İsa'yı görünce yüzüstü yere kapanıp yalvardı: “Ya Rab, istersen beni temiz kılabilirsin” dedi. Turkish Bible Old Translation 1941 Ve vaki oldu ki, o, şehirlerden birinde bulunmakta iken, işte, cüzamla dolu bir adam, İsayı görünce, yüzüstü yere kapandı, ve ona: Ya Rab, eğer istersen beni temizliyebilirsin, diye yalvardı. Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап Иса кентлерден бириндейкен, хер янънъ джюзам капламъш бир адамла каршълаштъ. Адам Иса'йъ гьорюндже йюзюстю йере капанъп ялвардъ: „Я Раб, истерсен бени темиз кълабилирсин“ деди. Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar İsa kasabalardan birindeyken, bedeni tepeden tırnağa cüzamla kaplı bir adam geldi. Adam İsa'yı görünce yüzüstü yere kapanıp dileğini açıkladı: “Ya Rab, istersen beni pak kılabilirsin!” Temel Türkçe Tercüme İsa kasabalardan birindeyken, bedeni cüzzam hastalığıyla kaplanmış bir adam vardı. Adam İsaʼyı görünce yüzüstü yere kapandı ve İsaʼya şöyle yalvardı: “Ey Efendim! İstersen beni hastalığımdan temizleyebilirsin.” Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC) Yeşua kentlerden birindeyken, işte, cüzamla dolu bir adam geldi. Adam Yeşua’yı görünce yüzüstü yere kapandı. O’na, “Efendimiz, istersen beni temiz kılabilirsin” diyerek yalvardı. |
RAB için olanaksız bir şey var mı? Belirlenen vakitte, gelecek yıl bu zaman yanına döndüğümde Sara'nın bir oğlu olacak.”
Aram Kralı'nın ordu komutanı Naaman efendisinin gözünde saygın, değerli bir adamdı. Çünkü RAB onun aracılığıyla Aramlılar'ı zafere ulaştırmıştı. Naaman yiğit bir askerdi, ama bir deri hastalığına yakalanmıştı.
Bu yüzden Naaman'ın deri hastalığı sonsuza dek senin ve soyunun üzerinde kalacak.” Böylece Gehazi Elişa'nın huzurundan kar gibi beyaz bir deri hastalığıyla ayrıldı.
Kent kapısının girişinde deri hastalığına yakalanmış dört adam vardı. Birbirlerine, “Ne diye ölene dek burada kalalım?” diyorlardı,
Davut başını kaldırıp baktı. Elinde yalın bir kılıç olan RAB'bin meleğini gördü. Melek elini Yeruşalim'in üzerine uzatmış, yerle gök arasında duruyordu. Çula sarınmış Davut'la halkın ileri gelenleri yüzüstü yere kapandılar.
Bana seslenince onu yanıtlayacağım, Sıkıntıda onun yanında olacağım, Kurtarıp yücelteceğim onu.
Sonra, “Elini koynuna koy” dedi. Musa elini koynuna koydu. Çıkardığı zaman eli bir deri hastalığına yakalanmış, kar gibi bembeyaz olmuştu.
RAB bir ateş gönderdi. Ateş sunağın üzerindeki yakmalık sunuyu, yağları yakıp küle çevirdi. Bunu gören halkın tümü sevinçle haykırarak yüzüstü yere kapandı.
İsa Beytanya'da cüzamlı Simun'un evindeyken, yanına bir kadın geldi. Kadın kaymaktaşından bir kap içinde çok değerli, güzel kokulu yağ getirmişti. İsa sofrada otururken, kadın yağı O'nun başına döktü.
İsa eve girince körler yanına geldi. Onlara, “İstediğinizi yapabileceğime inanıyor musunuz?” diye sordu. Körler, “İnanıyoruz, ya Rab!” dediler.
İsa elini uzatıp adama dokundu, “İsterim, temiz ol!” dedi. Adam anında cüzamdan kurtuldu.
“Deri hastalığı konusunda, Levili kâhinlerin size bütün öğrettiklerini yapmaya çok dikkat edin. Onlara verdiğim buyruklara özenle uyun.
Bu nedenle O'nun aracılığıyla Tanrı'ya yaklaşanları tümüyle kurtaracak güçtedir. Çünkü onlara aracılık etmek için hep yaşamaktadır.
Adam, “Hiçbiri” dedi, “Ben RAB'bin ordusunun komutanıyım. Şimdi geldim.” O zaman Yeşu yüzüstü yere kapanıp ona tapındı. “Efendimin kuluna buyruğu nedir?” diye sordu.