Biblia Todo Logo
La Biblia Online
- Anuncios -




Yoel 2:2 - Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)

2 Karanlık ve kasvet günü, bulut ve koyu karanlık günü. Dağlara yayılan şafak gibi, büyük ve güçlü bir halk; Benzeri hiç olmadı, Onlardan sonra da çok kuşakların yıllarında bir daha olmayacak.

Ver Capítulo Copiar

Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001 2008

2 Zifiri karanlık bir gün olacak, Bulutlu, koyu karanlık bir gün. Dağların üzerine çöken karanlık gibi Kalabalık ve güçlü bir çekirge ordusu geliyor. Böylesi hiçbir zaman görülmedi, Kuşaklar boyu da görülmeyecek.

Ver Capítulo Copiar

Turkish Bible Old Translation 1941

2 karartı, ve karanlık günü, bulut ve koyu karanlık günü; dağlar üzerine yayılmış tan ışığı gibi, büyük ve kuvvetli bir kavm geliyor; ezelden beri bunun gibisi olmamıştır, ve bundan sonra bir çok nesillerin yıllarınca bir daha olmıyacak.

Ver Capítulo Copiar

Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап

2 Зифири каранлък бир гюн оладжак, Булутлу, койу каранлък бир гюн. Даларън юзерине чьокен каранлък гиби Калабалък ве гючлю бир чекирге ордусу гелийор. Бьойлеси хичбир заман гьорюлмеди, Кушаклар бойу да гьорюлмейеджек.

Ver Capítulo Copiar

Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar

2 Zifiri karanlık bir gün olacak, Bulutlu, koyu karanlık bir gün. Dağların üzerine çöken karanlık gibi Kalabalık ve güçlü bir çekirge ordusu geliyor. Böylesi hiçbir zaman görülmedi, Kuşaklar boyu da görülmeyecek.

Ver Capítulo Copiar




Yoel 2:2
34 Referencias Cruzadas  

Yüreğinden, “Ben sarsılmam. Hiçbir devirde sıkıntıya düşmem.” der.


Bulutlar ve karanlık çevresindedir. Doğruluk ve adalet O’nun tahtının temelidir.


Çekirgeler bütün Mısır topraklarına yayılıp Mısır'ın bütün sınırlarına kondu. Çok feciydiler. Onlardan önce onlar gibi çekirge olmamıştı, bir daha da olmayacaktır.


Senin evin, tüm hizmetkârlarının evleri ve tüm Mısırlılar'ın evleri, yeryüzünde bulundukları günden bugüne dek ne babaların ne de balarının babalarının görmediği şekilde dolacak.'” Dönüp Firavun'un yanından çıktı.


Halk uzakta durdu ve Moşe, Tanrı'nın bulunduğu koyu karanlığa yaklaştı.


O gün denizin uğultusu gibi onlara karşı kükreyecekler. Bir kimse toprağa baktığında işte, karanlık ve sıkıntı. Bulutlarındaki ışık kararmıştır.


sonra yeryüzüne bakacaklar ve sıkıntıyı, karanlığı ve ızdırap kasvetini görecekler. Koyu karanlığın içine sürülecekler.


Karanlığı çöktürmeden önce, Ayaklarınız karanlık dağlar üzerinde tökezlemeden önce, Ve siz ışık beklerken, Onu ölüm gölgesine çevirip koyu karanlığı bastırmadan önce, Tanrınız Yahve'ye yücelik verin.


Çok günler sonra Yahve bana, “Kalk, Fırat’a git, sana orada saklamanı buyurduğum kuşağı oradan al” dedi.


“Sizin için önemsiz mi bu, Ey bütün sizler, yoldan geçenler? Bakın ve görün, benim başıma gelen, Yahve'nin kızgın öfkesi gününde beni sıkıntıya soktuğu sıkıntı gibi Bir sıkıntı var mı?


Seni söndürdüğümde gökleri örteceğim, Ve onun yıldızlarını karartacağım. Güneşi bulutla örteceğim, Ve ay kendi ışığını vermeyecek.


Bir çoban, dağılmış koyunlarının arasında olduğu gün sürüsünü nasıl ararsa, ben de koyunlarımı öyle arayacağım. Bulutlu ve karanlık bir günde dağılmış oldukları her yerden onları kurtaracağım.


Sen kalkacaksın. Bir fırtına gibi geleceksiniz. Ülkeyi örtmek için bir bulut gibi olacaksın, sen ve bütün orduların ve seninşe birlikte çok halklar.”


“O zaman halkının çocukları için duran büyük önder Mikael ayağa kalkacak; ve ulus var olduğundan beri o zamana dek hiç olmamış bir sıkıntı zamanı olacak. O zaman senin halkın, kitapta yazılı bulunan herkes kurtulacak.


Üzerimize büyük bir kötülük getirerek, bize karşı ve bize hükmeden hâkimlerimize karşı söylemiş olduğu sözleri doğruladı; çünkü bütün gökyüzünün altında Yeruşalem'e yapılana benzer bir şey yapılmamıştır.


Çünkü ülkemin üzerine güçlü ve sayılamaz bir ulus çıktı. Onun dişleri aslan dişleri, Onda dişi aslan azı dişleri var.


Size sürüyle uçan çekirgenin, Büyük çekirgenin, küçük çekirgenin ve tırtılın, aranıza gönderdiğim Büyük ordumun yediği yılları geri vereceğim.


Yahve'nin büyük ve korkunç günü gelmeden önce Güneş karanlığa, ay kana dönecek.


Dağların tepelerinde savaş arabalarının gürültüsü gibi, Anızı yiyip bitiren ateş alevinin gürültüsü gibi, Savaş düzenine girmiş güçlü bir halk gibi sıçrıyorlar.


“Hem de siz benim için nesiniz, Ey Sur ve Sayda ve bütün Filist bölgeleri? Siz bana karşılık mı ödeyeceksiniz? Ve eğer bana karşılığını ödeyecek olursanız, Ben karşılığını hemen ve çabucak kendi başınıza döndüreceğim.


Çünkü işte, dağlara biçim veren, rüzgârı yaratan, insana ne düşündüğünü bildiren, Sabah karanlığını yaratan ve yeryüzünün yüksek yerleri üzerine ayak basan; O'nun adı Ordular Tanrısı Yahve'dir.”


çünkü o dönemde büyük bir sıkıntı olacak ki, dünyanın başlangıcından şimdiye dek böylesi olmamıştır, bundan sonra da hiç olmayacaktır.


Çünkü o günlerde öyle bir sıkıntı olacak ki, Tanrı yaratılışının başlangıcından beri böylesi olmamış, olmayacaktır da.


Eski günleri hatırlayın. Birçok kuşakların yıllarını düşünün. Babana sor, o sana gösterecektir; Büyüklerine sor, onlar sana söyleyecektir.


Sizler dokunulabilen, ateşle yanan dağa, karanlığa, zifiri karanlık ve kasırgaya, çağrı borusunun gürlemesine ve sözlerin sesine yaklaşmadınız. O sesi işitenler, kendilerine bir söz daha söylenmesin diye yalvardılar.


Kendi ayıbını köpürten azgın deniz dalgaları, serseri yıldızlar gibidirler. Onlara sonsuza dek sürecek koyu karanlık ayrılmıştır.


Dipsiz derinlikler çukurunu açtı. Çukurdan ocaktan çıkarcasına duman yükseldi. Çukurun dumanından güneş ve hava karardı.


Síguenos en:

Anuncios


Anuncios


¡Síguenos en WhatsApp! Síguenos