Biblia Todo Logo
La Biblia Online
- Anuncios -




Markos 8:2 - Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)

2 “Halka acıyorum. Üç gündür benimle birlikteler ve yiyecek hiç şeyleri yok.

Ver Capítulo Copiar

Turkish Bible Old Translation 1941

2 Halka acıyorum, çünkü şimdi üç gündür benimle beraber bulunuyorlar, ve yiyecek bir şeyleri yok.

Ver Capítulo Copiar

Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar

2 “Halk için içim parçalanıyor” dedi, “İşte üç gündür yanımdalar ve yiyecek bir şeyleri yok.

Ver Capítulo Copiar

Temel Türkçe Tercüme

2 “Halka acıyorum. Üç gündür yanımdalar ve yiyecek bir şeyleri yok.

Ver Capítulo Copiar




Markos 8:2
23 Referencias Cruzadas  

Baktı ve işte, başının yanında kömürde pişirilmiş bir pide ve bir testi su vardı. Yiyip içti ve tekrar yattı.


Bir baba çocuklarına nasıl acırsa, Yahve kendisinden korkanlara öyle acır.


Hepsinin gözleri seni bekler. Onlara yiyeceklerini mevsiminde verirsin.


Yahve lütufkârdır, merhametlidir, Yavaş öfkelenir, sevgi dolu iyiliği büyüktür.


Yeşua çıktı ve büyük bir kalabalık gördü. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.


Yeşua merhametle onların gözlerine dokundu. Gözleri hemen açıldı ve O’nun ardından gittiler.


Ancak Yeşua kalabalıkları görünce, onlara acıdı. Bitkin ve dağılmış, çobansız koyunlar gibiydiler.


O da merhametle elini uzatıp adama dokundu, “İsterim. Temiz ol!” dedi.


Yeşua adama izin vermedi. Ona, “Evine, dostlarının yanına geri dön” dedi. “Efendi’nin senin için ne büyük şeyler yaptığını ve sana nasıl acıdığını onlara anlat.”


Tekne ile sakin bir yere doğru tek başlarına gittiler.


Yeşua çıkınca büyük bir kalabalık gördü. Onlara acıdı çünkü çobansız koyunlar gibiydiler ve onlara birçok şey öğretmeye başladı.


Onları aç evlerine gönderirsem, yolda bayılırlar. Aralarında bazıları uzun yoldan geldiler.”


“Onu öldürmek için birçok kez ateşe ve suya attı. Ama eğer bir şey yapabilirsen, halimize acı, bize yardım et!” dedi.


“Kalkıp babasının yanına vardı. Ama o daha uzaktayken babası onu gördü, ona acıdı, koşup boynuna sarıldı ve onu öptü.


Efendi kadını görünce ona acıdı. Ona, “Ağlama” dedi.


Bu nedenle, her şeyde kardeşleri gibi olması gerekiyordu. Öyle ki, halkın günahlarına kefaret etmek üzere Tanrı’ya ilişkin şeylerde merhametli ve sadık bir başkâhin olsun.


Çünkü başkâhinimiz zayıflıklarımız konusunda bize yakınlık duymayan biri değildir; tersine, her açıdan bizim gibi denenmiş, ancak günah işlememiştir.


Başkâhin bilgisiz ve yoldan sapanlara yumuşak davranabilir, çünkü kendisi de zayıflıkla kuşatılmıştır.


Síguenos en:

Anuncios


Anuncios


¡Síguenos en WhatsApp! Síguenos