Biblia Todo Logo
La Biblia Online
- Anuncios -




Vahiy 2:9 - Temel Türkçe Tercüme

9 Çektiğin acıları ve fakirliğini biliyorum. Aslında zenginsin. Kendilerine Yahudi diyen ama Yahudi olmayan kişilerin sana ettiği hakaretleri de biliyorum. Onlar Şeytanʼın topluluğudur.

Ver Capítulo Copiar

Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001 2008

9 ‘Sıkıntılarını, yoksulluğunu biliyorum. Oysa zenginsin! Yahudi olduklarını söyleyen, ama Yahudi değil de Şeytan'ın havrası durumunda olanların iftiralarını biliyorum.

Ver Capítulo Copiar

Turkish Bible Old Translation 1941

9 Senin sıkıntını, ve fakirliğini (fakat zenginsin), ve Yahudi değil, ancak Şeytanın havrası iken kendilerine Yahudi diyenlerin küfrünü bilirim.

Ver Capítulo Copiar

Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап

9 ‚Съкънтъларънъ, йоксуллууну билийорум. Ойса зенгинсин! Яхуди олдукларънъ сьойлейен, ама Яхуди деил де Шейтан'ън хаврасъ дурумунда оланларън ифтираларънъ билийорум.

Ver Capítulo Copiar

Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar

9 “ ‘Çektiğin acıyı ve yoksulluğu biliyorum. Yine de zenginsin. Kendilerine Yahudi süsü verenlerin sana sövüp saydığını biliyorum. Oysa Yahudi olmamaları bir yana, onlar şeytanın sinagogudur.

Ver Capítulo Copiar

Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)

9 “Yaptıklarını, sıkıntını ve yoksulluğunu biliyorum. Yine de zenginsin! Yahudi olduklarını söyleyen, ama Yahudi değil de Şeytan’ın havrası olanların sövgülerini biliyorum.

Ver Capítulo Copiar




Vahiy 2:9
29 Referencias Cruzadas  

Bunun üzerine İsa ona şöyle dedi: “Çekil önümden Şeytan! Çünkü şöyle yazılmıştır: ‘Allahınız Rabbe tapının, yalnız Oʼna hizmet edin.’ ”


Kendisine mal biriktiren ama Allahʼın istediği gibi zengin olmayan kişinin durumu budur.”


Oʼna daha bir sürü aşağılayıcı söz söylediler.


“Rabbin Ruhu üzerimdedir: Bu sayede O beni meshetti. Öyle ki, Müjdeʼyi fakirlere duyurayım. Esirlere serbest bırakılacaklarını, körlere, göreceklerini bildirmem için beni göndermiştir. Öyle ki, ezilenleri özgürlüğe kavuşturayım


İsa başını kaldırıp öğrencilerine bakarak şöyle konuşmaya başladı: “Ne mutlu size, fakirler! Çünkü Allahʼın Krallığı sizindir.


Bunları size, benim sayemde esenlik bulasınız diye söyledim. Bu dünyada sıkıntı çekersiniz, ama cesur olun! Ben dünyayı yendim.”


Oralarda İsaʼnın öğrencilerini yüreklendirip güçlendirdiler. Onları imana bağlı kalmaya teşvik ettiler. “Allahʼın Krallığıʼna girmek için, birçok sıkıntıdan geçmemiz lazım” dediler.


Yahudilerin bütün toplantı yerlerini dolaşarak onları sık sık cezalandırdım. İnandıklarına küfretmeye zorladım. O kadar kudurmuştum ki, yabancı şehirlere bile gidip onlara eziyet ettim.


Umudunuz sizi sevindirsin. Eziyete dayanın. Devamlı kendinizi duaya verin.


Ya sen? Kendine Yahudi diyorsun, Tevratʼa dayanıyorsun ve Allahʼa yakın olmakla övünüyorsun.


Üstelik sadece bu umutla değil, çektiğimiz sıkıntılarla bile seviniyoruz. Çünkü biliriz ki, sıkıntı bize dayanma gücü verir.


Bizi Mesihʼin sevgisinden ne ayırabilir: sıkıntı mı, yoksulluk mu, eziyet mi, açlık mı, elbise yetersizliği mi, tehlike mi, kılıç mı?


Bu, Allahʼın İsrailʼe verdiği sözün boşa çıktığı anlamına gelmez. Çünkü İsrail soyundan gelen herkes Allahʼın halkından değildir.


Üzgün olsak da her zaman seviniyoruz. Fakir olsak da birçok insanı ruhça zenginleştiriyoruz. Hiçbir şeyimiz olmasa da, her şeye sahibiz.


Onların sabırları büyük sıkıntılarla denenmişti. Yine de sevinçle dolup taştılar. Son derece fakirdirler. Yine de büyük bir cömertlikle yardım parası topladılar.


Çünkü Rabbimiz İsa Mesihʼin lütfunu biliyorsunuz. O, gökteki zenginliğini bırakıp uğrunuza yoksul oldu. Bunu siz Oʼnun yoksulluğu sayesinde ruhsal zenginliğe kavuşasınız diye yaptı.


Evet, daha yanınızdayken, eziyet çekeceğimizi size defalarca söyledik ve bildiğiniz gibi öyle oldu.


Daha önceleri Oʼna hakaret eden, Oʼnun topluluğuna eziyet eden, saldırgan biriydim. Fakat bana merhamet gösterildi, çünkü Mesihʼe iman etmeden önce ne yaptığımı bilmiyordum.


Söyle onlara, iyilik yapsınlar, paralarını yardım işleri için kullansınlar, açık elle versinler, paylaşmaya hazır olsunlar.


Ben imanlı kardeşiniz Yuhannaʼyım. Allahʼın Krallığıʼnda sizlerle birlikte payım var. Sizler gibi İsa yolunda acılara katlanıyorum. Allahʼın sözünü yaydığım ve İsa hakkında şahitlik ettiğim için Patmos adasında bulunuyordum.


Nerede yaşadığını biliyorum. Orada Şeytanʼın tahtı bulunuyor. Yine de adıma sımsıkı bağlısın. Sadık kulum ve şahidim Antipa, aranızda, Şeytanʼın oturduğu yerde öldürülmüştü. O günlerde bile bana iman ettiğini inkâr etmedin.


Yaptıklarını biliyorum. Çok çalıştın, sabırla dayandın. Kötü kişileri çekemiyorsun. Kendilerini Mesihʼin elçisi gibi gösteren ama aslında elçi olmayan kişileri sınadın ve onları yalancı buldun.


Ama siz, diğer Tiyatiralılar, bu kadının öğrettiği inancı kabul etmediniz. ‘Şeytanʼın derin sırları’ dedikleri şeyleri reddettiniz. İşte, sizlere şunu diyorum: Üzerinize başka yük koymayacağım.


Bak, Şeytanʼın topluluğundan kendilerini Yahudi olarak gösteren ama Yahudi olmayan kişiler var. Onlar yalan söylüyorlar. Ben o kişilerin gelip senin ayaklarına kapanmalarını sağlayacağım. O zaman benim seni sevdiğimi anlayacaklar.


Ben de ona, “Efendim, bunu sen bilirsin” dedim. O da bana şöyle dedi: “Bunlar, o büyük sıkıntı zamanından geçip gelmiş kişilerdir. Kaftanlarını Kuzuʼnun kanında yıkayarak bembeyaz yapmışlar.


Síguenos en:

Anuncios


Anuncios


¡Síguenos en WhatsApp! Síguenos