Biblia Todo Logo
La Biblia Online
- Anuncios -




Galatyalılar 2:9 - Temel Türkçe Tercüme

9 Yakub, Petrus ve Yuhanna Allahʼın topluluğunun direkleri olarak tanınıyorlardı. Onlar Allahʼtan bana bağışlanan lütfu fark edince beraberliğimiz belli olsun diye bana ve Barnabaʼya sağ ellerini uzattılar. Bizim diğer milletlere gitmemiz, onların da Yahudilere gitmeleri için anlaştık.

Ver Capítulo Copiar

Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001 2008

9 Topluluğun direkleri sayılan Yakup, Kefas ve Yuhanna bana bağışlanan lütfu sezince paydaşlığımızın işareti olarak bana ve Barnaba'ya sağ ellerini uzattılar. Öteki uluslara bizlerin, Yahudiler'e kendilerinin gitmesini uygun gördüler.

Ver Capítulo Copiar

Turkish Bible Old Translation 1941

9 ve bana verilen inayeti farkettikleri zaman, biz Milletlere, ve kendileri sünnetli olanlara gitmek üzre, direkler sayılan Yakub, Kifas ve Yuhanna, bana ve Barnabasa müşareket için sağ ellerini verdiler;

Ver Capítulo Copiar

Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап

9 Топлулуун диреклери сайълан Якуп, Кефас ве Йуханна бана баъшланан лютфу сезиндже пайдашлъъмъзън ишарети оларак бана ве Барнаба'я са еллерини узаттълар. Ьотеки улуслара бизлерин, Яхудилер'е кендилеринин гитмесини уйгун гьордюлер.

Ver Capítulo Copiar

Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar

9 Topluluğun direği sayılan Yakup, Petrus ve Yuhanna bana verilen kayrayı kavradılar. Biz uluslara gidelim, kendileri de Yahudiler'e gitsinler diye aramızdaki paydaşlığı göstermek için benimle ve Barnabas'la el sıkıştılar.

Ver Capítulo Copiar

Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)

9 Bana verilen lütfu farkedince topluluğun direkleri sayılan Yakov, Kefas ve Yuhanna Barnabas’a ve bana paydaşlık sağ ellerini verdiler. Öyle ki, öteki uluslara biz gidelim, Yahudiler’e kendileri gitsinler.

Ver Capítulo Copiar




Galatyalılar 2:9
32 Referencias Cruzadas  

Sana şunu söylüyorum: sen Petrusʼsun. Bu kayanın üzerine topluluğumu kuracağım ve ölüler dünyasının kapıları bile ona karşı direnemeyecek.


İsa, Petrus ve Yuhannaʼya, “Gidin! Hazırlık yapın da bayram yemeğini yiyelim” dedi ve onları önden gönderdi.


Andreas Simunʼu İsaʼnın yanına götürdü. İsa Simunʼa bakıp şöyle dedi: “Sen Yuhanna oğlu Simunʼsun. Ama adın artık Kefas olacak.” Kefasʼın Grekçesi “Taş” anlamına gelen Petrusʼtur.


Petrus susmaları için eliyle işaret etti. Onlara Rabbin kendisini nasıl hapisten çıkardığını anlattı. “Bu haberi Yakubʼa ve diğer imanlılara götürün” dedi. Ondan sonra oradan ayrıldı, başka yere gitti.


Onlar konuşmalarını bitirince, Yakub söz alıp şöyle dedi: “Kardeşler, beni dinleyin!


Uzun bir tartışmadan sonra Petrus ayağa kalkıp onlara şöyle dedi: “Kardeşler, biliyorsunuz, Allah uzun zaman önce aranızdan beni seçti. Diğer milletlerin Müjdeʼyi benim ağzımdan duyarak ve imana gelmelerini istiyordu.


Bir de Yusuf adlı bir adam vardı. Kendisi Kıbrıs doğumlu bir Leviliydi. Elçiler ona Barnaba lâkabını taktılar. Bu lâkap “Cesaret Veren” anlamına gelir.


Mesihʼin aracılığıyla ve Oʼnun adı uğruna elçisi olma lütfuna kavuştuk. Öyle ki, bütün halklardan insanlar imana gelip Allahʼa itaat etsinler.


Allahʼın bana verdiği lütufla hepinize söylüyorum: Hiç kimse kendini gereğinden daha üstün görmesin. Ama Allahʼın verdiği iman ölçüsünde, akla yatkın görüşle düşünsün.


Ama bu mektupla epey cesaret göstererek size bazı konuları hatırlatmak istedim. Şöyle ki, Allah bana, Mesih İsaʼnın kulu olarak Yahudi olmayanlara hizmet etme lütfunu bağışladı. Onlar Kutsal Ruh sayesinde Allahʼa adanan, Oʼnu hoşnut eden adaklar olsunlar diye Allahʼın Müjdesiʼni rahip gibi yayıyorum.


Ama şimdi neysem, Allahʼın lütfuyla oyum. Ve Oʼnun bana gösterdiği lütuf boşa gitmedi. Diğer elçilerden daha fazla çalıştım. Aslında çalışan ben değil, Allahʼın benimle birlikte olan lütfuydu.


Kendimi, üstün saydığınız o elçilerden hiç de aşağı görmüyorum.


Böyle övünmekle kendimi aptal yerine koydum. Ama siz beni buna zorladınız. Aslında siz beni övmeliydiniz. Çünkü bir hiçsem de, üstün saydığınız o elçilerden hiçbir eksiğim yok.


Hatta Allahʼın Yahudiyeʼdeki kutsal halkına yapılacak yardımı Allahʼtan bir lütuf saydılar. Buna katılmalarına izin vermemizi önemle rica ettiler.


Oğluʼnu vahiyle bana göstermeyi uygun gördü. Çünkü Oʼnu bütün milletlerin arasında müjdelememi istedi. Bense bu konuda hemen insanlara danışmadım.


Sonra, aradan üç yıl geçince Petrusʼla tanışmak için Yeruşalimʼe gittim. Onun yanında on beş gün kaldım.


Sonra, aradan on dört yıl geçince yine Yeruşalimʼe gittim. Barnaba benimle beraberdi. Yanıma Titusʼu da aldım.


Allah oraya gitmemi vahiyle buyurmuştu. İleri gelenlerle özel olarak görüştüm. Milletler arasında vaaz ettiğim Müjdeʼyi onlara anlattım. Çünkü geçmişte de gelecekte de uğraşlarımın boşa gitmesini istemiyordum.


İnsan bir hiçken kendini önemli sayarsa, kendi kendini aldatmış olur.


Siz sağlam bir temel üzerinde kurulan bina gibisiniz. Temeli elçiler ve peygamberler attılar. Binanın en önemli taşı ise İsa Mesihʼin kendisidir.


Allahʼın kutsal halkı arasında en önemsiz kişi benim. Yine de Mesihʼin sınırsız bereket hazinesini Yahudi olmayanlara müjdeleme lütfu bana verildi.


İşte bu amaçla canla başla çalışıyorum. Mesihʼin beni güçlendiren kudretiyle çabalamaya devam ediyorum.


Öyle ki, eğer gecikirsem, Allahʼın ev halkı arasında, yani diri Allahʼın topluluğunda nasıl davranman gerektiğini bilesin. O topluluk gerçeğin direği ve temelidir.


Biz görüp işittiğimizi size de bildiriyoruz. Öyle ki, sizin de bizimle ruhsal beraberliğiniz olsun. Bizim beraberliğimiz de Babaʼyla ve Oʼnun Oğlu İsa Mesihʼledir.


Zafer kazananları Allahımʼın tapınağında birer direk yapacağım. Onlar artık oradan hiç ayrılmayacaklar. Onların üzerine Allahımʼın adını ve Allahımʼın şehrinin adını yazacağım, o da Yeni Yeruşalimʼdir. Yeni Yeruşalim gökten, Allahımʼın huzurundan inecek. Onların üzerine yeni adımı da yazacağım.


Síguenos en:

Anuncios


Anuncios


¡Síguenos en WhatsApp! Síguenos