Biblia Todo Logo
La Biblia Online
- Anuncios -




Vahiy 8:10 - Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001 2008

10 Üçüncü melek borazanını çaldı. Gökten meşale gibi yanan büyük bir yıldız ırmakların üçte biri üzerine ve su pınarlarının üzerine düştü.

Ver Capítulo Copiar

Turkish Bible Old Translation 1941

10 Ve üçüncü melek boru çaldı, ve gökten meşale gibi yanan büyük bir yıldız ırmakların üçte biri üzerine, ve suların pınarları üzerine düştü;

Ver Capítulo Copiar

Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап

10 Ючюнджю мелек боразанънъ чалдъ. Гьоктен мешале гиби янан бюйюк бир йълдъз ърмакларън ючте бири юзерине ве су пънарларънън юзерине дюштю.

Ver Capítulo Copiar

Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar

10 Üçüncü melek boruyu öttürdü. Gökten meşale gibi yanan büyük bir yıldız ırmakların üçte birine ve suların pınarlarına düştü.

Ver Capítulo Copiar

Temel Türkçe Tercüme

10 Üçüncü melek borazanını çaldı. O zaman meşale gibi yanan kocaman bir yıldız gökten düştü. Irmakların üçte birinin ve su kaynaklarının üzerine indi.

Ver Capítulo Copiar

Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)

10 Üçüncü melek borusunu çaldı. Meşale gibi yanan büyük bir yıldız gökten ırmakların üçte birinin üzerine ve suların pınarlarının üzerine düştü.

Ver Capítulo Copiar




Vahiy 8:10
21 Referencias Cruzadas  

kentin dışındaki pınarları kapatma konusunda önderlerine ve ordu komutanlarına danıştı. Onlar da onu desteklediler.


Kurtuluş pınarlarından sevinçle su alacaksınız.


Ey parlak yıldız, seherin oğlu, Göklerden nasıl da düştün! Ey ulusları ezip geçen, Nasıl da yere yıkıldın!


Bütün ülkede” diyor RAB, “Halkın üçte ikisi vurulup ölecek, Üçte biri sağ kalacak.


Kalan üçte birini ateşten geçireceğim, Onları gümüş gibi arıtacağım, Altın gibi sınayacağım. Beni adımla çağıracaklar, Ben de onlara karşılık vereceğim, ‘Bunlar benim halkım’ diyeceğim. Onlar da, ‘Tanrımız RAB'dir’ diyecekler.”


“O zaman Göklerin Egemenliği, kandillerini alıp güveyi karşılamaya çıkan on kıza benzeyecek.


İsa onlara şöyle dedi: “Şeytan'ın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.


Köpüğünü savuran denizin azgın dalgaları gibi ayıplarını çevreye savururlar. Serseri yıldızlar gibidirler. Onları sonsuza dek sürecek koyu karanlık bekliyor.


Sağ elimde gördüğün yedi yıldızla yedi altın kandilliğin sırrına gelince, yedi yıldız yedi kilisenin melekleri, yedi kandillikse yedi kilisedir.”


Kuyruğuyla gökteki yıldızların üçte birini sürükleyip yeryüzüne attı. Sonra doğum yapmak üzere olan kadının önünde durdu; kadın doğurur doğurmaz ejderha çocuğu yutacaktı.


Yüksek sesle şöyle diyordu: “Tanrı'dan korkun! O'nu yüceltin! Çünkü O'nun yargılama saati geldi. Göğü, yeri, denizi, su pınarlarını yaratana tapının!”


Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.


İncir ağacı, güçlü bir rüzgarla sarsıldığında nasıl ham incirlerini dökerse, gökteki yıldızlar da öylece yeryüzüne düştü.


Birinci melek borazanını çaldı. Kanla karışık dolu ve ateş oluştu, yeryüzüne yağdı. Yerin üçte biri, ağaçların üçte biri ve bütün yeşil otlar yandı.


Beşinci melek borazanını çaldı. Gökten yere düşmüş bir yıldız gördüm. Dipsiz derinliklere açılan kuyunun anahtarı ona verildi.


Tam o saat, o gün, o ay, o yıl için hazır tutulan dört melek, insanların üçte birini öldürmek üzere çözüldü.


İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.


Yahudalılar'dan üç bin kişi, Etam Kayalığı'ndaki mağaraya giderek Şimşon'a, “Filistliler'in bize egemen olduklarını bilmiyor musun? Nedir bu bize yaptığın?” dediler. Şimşon, “Onlar bana ne yaptılarsa ben de onlara öyle yaptım” diye karşılık verdi.


Síguenos en:

Anuncios


Anuncios


¡Síguenos en WhatsApp! Síguenos