Biblia Todo Logo
La Biblia Online
- Anuncios -




Luka 14:21 - Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001 2008

21 “Köle geri dönüp durumu efendisine bildirdi. Bunun üzerine ev sahibi öfkelenerek kölesine, ‘Koş’ dedi, ‘Kentin caddelerine, sokaklarına çık; yoksulları, kötürümleri, körleri, sakatları buraya getir.’

Ver Capítulo Copiar

Turkish Bible Old Translation 1941

21 Ve hizmetçi gelip efendisine bu şeyleri söyledi. O zaman ev sahibi kızarak, hizmetçisine dedi: Çabuk, şehrin meydanlarına, sokaklarına git, fakirleri, sakatları, körleri ve topalları buraya getir.

Ver Capítulo Copiar

Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап

21 „Кьоле гери дьонюп дуруму ефендисине билдирди. Бунун юзерине ев сахиби ьофкеленерек кьолесине, ‚Кош‘ деди, ‚Кентин джадделерине, сокакларъна чък; йоксулларъ, кьотюрюмлери, кьорлери, сакатларъ бурая гетир.‘

Ver Capítulo Copiar

Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar

21 “Köle geri dönüp durumu efendisine bildirdi. Bunun üzerine ev sahibi öfkelenerek kölesine buyruk verdi; ‘Hemen kentin caddelerine, sokak aralarına koş. Yoksulları, sakatları, körleri, kötürümleri toplayıp buraya getir.’

Ver Capítulo Copiar

Temel Türkçe Tercüme

21 Köle geri dönünce durumu efendisine anlatmış. O zaman ev sahibi öfkelenmiş. Kölesine ‘Haydi’ demiş. ‘Çabuk ol, şehrin caddelerini ve ara sokaklarını dolaş. Fakirleri, topalları, körleri ve sakatları buraya getir.’

Ver Capítulo Copiar

Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)

21 “Hizmetkâr efendisine gelip bu şeyleri bildirdi. Sonra evin efendisi öfkeyle hizmetkârına, ‘Çabuk kentin meydanlarına ve sokaklarına çık! Yoksulları, sakatları, körleri ve topalları buraya getir’ dedi.

Ver Capítulo Copiar




Luka 14:21
38 Referencias Cruzadas  

Oğulu öpün ki öfkelenmesin, Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz. Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir. Ne mutlu O'na sığınanlara!


Çünkü belim ateş içinde, Sağlığım bozuk.


Senin gemilerinin halatları gevşedi, Direklerinin dibini pekiştirmediler, Yelkenleri açmadılar. O zaman büyük ganimet paylaşılacak, Topallar bile yağmaya katılacak.


Topallar geyik gibi sıçrayacak, Sevinçle haykıracak dilsizlerin dili. Çünkü çölde sular fışkıracak, Irmaklar akacak bozkırda.


“Yeruşalim sokaklarında dolaşın, Çevrenize bakıp düşünün, Kent meydanlarını araştırın. Eğer adil davranan, Gerçeği arayan bir kişi bulursanız, Bu kenti bağışlayacağım.


Böylece antlaşma o gün bozuldu. Beni gözleyen sürünün ezilenleri RAB'bin sözünün yerine geldiğini anladılar.


Bunun üzerine kesime ayrılmış sürünün özellikle ezilenlerini güttüm. Elime iki değnek aldım; birine “Lütuf”, ötekine “Birlik” adını koydum. Böylece sürüyü gütmeye başladım.


“Ey bütün yorgunlar ve yükü ağır olanlar! Bana gelin, ben size rahat veririm.


Körlerin gözleri açılıyor, kötürümler yürüyor, cüzamlılar temiz kılınıyor, sağırlar işitiyor, ölüler diriliyor ve Müjde yoksullara duyuruluyor.


Bu sırada öğrencileri O'na gelip, “Biliyor musun?” dediler, “Ferisiler bu sözü duyunca gücendiler.”


Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.


“ ‘Kimse bize iş vermedi ki’ dediler. “Onlara, ‘Siz de bağa gidin, çalışın’ dedi.


Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.


“Yine bir başkası, ‘Yeni evlendim, bu nedenle gelemiyorum’ dedi.


“Köle, ‘Efendim, buyruğun yerine getirilmiştir, ama daha yer var’ dedi.


‘Size şunu söyleyeyim, ilk çağrılan o adamlardan hiçbiri benim yemeğimden tatmayacaktır.’ ”


Elçiler geri dönünce, yaptıkları her şeyi İsa'ya anlattılar. Sonra İsa yalnızca onları yanına alıp Beytsayda denilen bir kente çekildi.


İsa, “Görmeyenler görsün, görenler kör olsun diye yargıçlık etmek üzere bu dünyaya geldim” dedi.


Önderlerinizin sözünü dinleyin, onlara bağlı kalın. Çünkü onlar canlarınız için hesap verecek kişiler olarak sizi kollarlar. Onların sözünü dinleyin ki, görevlerini inleyerek değil –bunun size yararı olmaz– sevinçle yapsınlar.


Dinleyin, sevgili kardeşlerim: Tanrı, bu dünyada yoksul olanları imanda zenginleşmek ve kendisini sevenlere vaat ettiği egemenliğin mirasçıları olmak üzere seçmedi mi?


Ağzından ulusları vuracak keskin bir kılıç uzanıyor. Onları demir çomakla güdecek. Her Şeye Gücü Yeten Tanrı'nın ateşli gazabının şarabını üreten masarayı kendisi çiğneyecek.


Ruh ve Gelin, “Gel!” diyorlar. İşiten, “Gel!” desin. Susayan gelsin. Dileyen, yaşam suyundan karşılıksız alsın.


Düşkünü yerden kaldırır, Yoksulu çöplükten çıkarır; Soylularla oturtsun Ve kendilerine onur tahtını miras olarak bağışlasın diye. Çünkü yeryüzünün temelleri RAB'bindir, O dünyayı onların üzerine kurmuştur.


Davut'un adamları geldikleri yoldan döndüler ve Naval'ın bütün söylediklerini Davut'a bildirdiler.


Síguenos en:

Anuncios


Anuncios


¡Síguenos en WhatsApp! Síguenos