Davarlarını Yosef'e getirdiler. Yosef atlara, davarlara, sığırlara ve eşeklere karşılık olarak ekmek verdi. O yıl için bütün davarlarına karşılık onları ekmekle besledi.
Çıkış 9:3 - Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC) işte, Yahve'nin eli çok ağır bir salgınla kırdaki hayvanlarınızın, atlarınızın, eşeklerinizin, develerinizin, sığırlarınızın ve davarlarınızın üzerindedir. Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001 2008 RAB'bin eli kırlardaki hayvanlarınızı –atları, eşekleri, develeri, sığırları, davarları– büyük kırıma uğratarak sizi cezalandıracak. Turkish Bible Old Translation 1941 işte, RABBİN eli kırda olan hayvanların üzerinde, atların üzerinde, eşeklerin üzerinde, develerin üzerinde, sığırların üzerinde, ve koyunların üzerinde olacak; çok ağır kırgın olacak. Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап РАБ'бин ели кърлардаки хайванларънъзъ –атларъ, ешеклери, девелери, съърларъ, даварларъ– бюйюк къръма уратарак сизи джезаландъраджак. Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar RAB'bin eli kırlardaki hayvanlarınızı –atları, eşekleri, develeri, sığırları, davarları– büyük kırıma uğratarak sizi cezalandıracak. |
Davarlarını Yosef'e getirdiler. Yosef atlara, davarlara, sığırlara ve eşeklere karşılık olarak ekmek verdi. O yıl için bütün davarlarına karşılık onları ekmekle besledi.
Onlar, “İbraniler'in Tanrısı bizimle görüştü” dediler. Lütfen, çölde üç günlük yol almamıza izin ver ki, Tanrımız Yahve'ye kurban keselim. Yoksa üzerimize salgın hastalık ya da kılıçla inebilir."
Ama Firavun seni dinlemeyecek, o zaman elimi Mısır'ın üzerine koyacağım ve ordularımı, halkım İsrael'in çocuklarını, büyük hükümlerle Mısır diyarından çıkaracağım.
Bunun üzerine büyücüler Firavun'a, "Bu, Tanrı'nın parmağıdır" dediler. Ama Firavun'un yüreği katılaştı ve Yahve'nin söylediği gibi onları dinlemedi.
“Mısır'a yaptığım gibi aranıza veba gönderdim. Gençlerinizi kılıçla öldürdüm, Ve atlarınızı alıp götürdüm. Ordugâhınızın pis kokusunu burun deliklerinize doldurdum; Yine de bana dönmediniz" diyor Yahve.
Şimdi, İşte, Efendi’nin eli senin üzerinde. Bir zaman güneşi görmeyecek, kör olacaksın!” Hemen üzerine bir sis, karanlık çöktü. Onu elinden tutup yol gösterecek birini bulabilmek için dolanmaya başladı.
Bakın, eğer kendi sınırının yolundan Beyt Şemeş'e kadar çıkarsa, o zaman bize bu büyük kötülüğü O yapmıştır; ama değilse, o zaman bize vuranın O'nun eli olmadığını bileceğiz. Bu bize rastgele olmuştur.”