Yolda RAB şiddetli bir rüzgar gönderdi denize. Öyle bir fırtına koptu ki, gemi neredeyse parçalanacaktı.
Yakub 3:4 - Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001 2008 Düşünün, gemiler de o kadar büyük olduğu, güçlü rüzgarlar tarafından sürüklendiği halde, dümencinin gönlü nereye isterse küçücük bir dümenle o yöne çevrilirler. Turkish Bible Old Translation 1941 İşte, gemiler de o kadar büyük, ve sert yellerle sürüklendiği halde, dümencinin gönlü nereye isterse, çok küçük bir dümenle oraya çevrilir. Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап Дюшюнюн, гемилер де о кадар бюйюк олдуу, гючлю рюзгарлар тарафъндан сюрюклендии халде, дюменджинин гьонлю нерейе истерсе кючюджюк бир дюменле о йьоне чеврилирлер. Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar Bir de gemileri göz önüne getirin. O denli büyük olmalarına ve sert rüzgarların etkisiyle sürüklenmelerine karşın, dümencinin gönlü nereyi isterse küçücük bir dümenle oraya yöneltilirler. Temel Türkçe Tercüme Bir de gemilere bakın! Gemi çok büyüktür ve güçlü rüzgarlarla sürüklenir. Fakat dümenci gemiyi küçücük bir dümenle istediği tarafa çevirir. Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC) Bakın, gemiler de çok büyük olmalarına ve sert rüzgârlarla sürüklenmelerine karşın, dümencinin gönlü nereye isterse, çok küçük bir dümenle oraya çevrilir. |
Yolda RAB şiddetli bir rüzgar gönderdi denize. Öyle bir fırtına koptu ki, gemi neredeyse parçalanacaktı.
“Babam her şeyi bana teslim etti. Oğul'u, Baba'dan başka kimse tanımaz. Baba'yı da Oğul'dan ve Oğul'un O'nu tanıtmak istediği kişilerden başkası tanımaz.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.
Ama yüzbaşı, Pavlus'un söylediklerini dinleyeceğine, kaptanla gemi sahibinin sözüne uydu.
Bize boyun eğmeleri için atların ağzına gem vururuz, böylece bütün bedenlerini yönlendiririz.
Bunun gibi, dil de bedenin küçük bir üyesidir, ama büyük işlerle övünür. Düşünün, küçücük bir kıvılcım koca bir ormanı tutuşturabilir.