Onu kovdu. Yaşam ağacının yolunu denetlemek için de Aden bahçesinin doğusuna Keruvlar ve her yana dönen alevli bir kılıç yerleştirdi.
Nahum 3:3 - Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001 2008 Saldıran atlılar, çakan kılıçlar, Parıldayan mızraklar, yığın yığın ölüler… Sayısız ceset. Yürürken ayaklar takılıyor ölülere. Turkish Bible Old Translation 1941 saldıran atlılar, ve yalabık kılıç, ve pırıldıyan mızrak, ve vurulmuşlar alayı, ve büyük ölüler yığını, ve leşlerin sonu yok; leşlerine ayakları takılıyor; — Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап Салдъран атлълар, чакан кълъчлар, Парълдаян мъзраклар, йъън йъън ьолюлер… Сайъсъз джесет. Йюрюркен аяклар такълъйор ьолюлере. Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar Saldıran atlılar, çakan kılıçlar, Parıldayan mızraklar, yığın yığın ölüler… Sayısız ceset. Yürürken ayaklar takılıyor ölülere. |
Onu kovdu. Yaşam ağacının yolunu denetlemek için de Aden bahçesinin doğusuna Keruvlar ve her yana dönen alevli bir kılıç yerleştirdi.
O gece RAB'bin meleği gidip Asur ordugahında yüz seksen beş bin kişiyi öldürdü. Ertesi sabah uyananlar salt cesetlerle karşılaştılar.
RAB'bin meleği gidip Asur ordugahında yüz seksen beş bin kişiyi öldürdü. Ertesi sabah uyananlar salt cesetlerle karşılaştılar.
Sen de askerlerinle senden yana olan uluslar da İsrail dağlarına serileceksiniz. Sizi yem olarak her çeşit yırtıcı kuşa, yabanıl hayvana vereceğim.
Kovalayan yokken savaştan kaçarcasına birbirlerinin üzerine yıkılacaklar. Düşmanlarınızın karşısında ayakta duramayacaksınız.
Sokaklardan fırtına gibi geçiyor savaş arabaları, Meydanlardan koşuşuyorlar her yöne, Şimşek gibi seğirtiyorlar. Görünüşleri meşalelerden farksız.
Uçuşan oklarının pırıltısından, Parlayan mızrağının ışıltısından, Yerlerinde durakaldı güneş ve ay.