Biblia Todo Logo
La Biblia Online
- Anuncios -




Yeremya 13:16 - Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)

16 Karanlığı çöktürmeden önce, Ayaklarınız karanlık dağlar üzerinde tökezlemeden önce, Ve siz ışık beklerken, Onu ölüm gölgesine çevirip koyu karanlığı bastırmadan önce, Tanrınız Yahve'ye yücelik verin.

Ver Capítulo Copiar

Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001 2008

16 Karanlık basmadan, Kararan dağlarda Ayaklarınız tökezlemeden Tanrınız RAB'bi onurlandırın. Siz ışık beklerken, RAB onu kopkoyu, zifiri karanlığa çevirecek.

Ver Capítulo Copiar

Turkish Bible Old Translation 1941

16 Karanlık çökmeden önce, ve karanlık dağlar üzerinde ayaklarınız sürçmeden önce, ve siz ışık beklerken, onu ölüm gölgesine çevirip koyu karanlığı bastırmadan önce, Allahınız RABBE izzet verin.

Ver Capítulo Copiar

Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап

16 Каранлък басмадан, Караран даларда Аякларънъз тьокезлемеден Танрънъз РАБ'би онурландърън. Сиз ъшък беклеркен, РАБ ону копкойу, зифири каранлъа чевиреджек.

Ver Capítulo Copiar

Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar

16 Karanlık basmadan, Kararan dağlarda Ayaklarınız tökezlemeden Tanrınız RAB'bi onurlandırın. Siz ışık beklerken, RAB onu kopkoyu, zifiri karanlığa çevirecek.

Ver Capítulo Copiar




Yeremya 13:16
36 Referencias Cruzadas  

Karanlık ve ölüm gölgesi ona sahip çıksınlar. Üzerinde bir bulut dursun. Günü karartan her şey onu dehşete soksun.


Bazıları karanlıkta, ölümün gölgesinde, Istırap ve demirle bağlı oturmuştu.


Onları karanlıktan ve ölümün gölgesinden çıkardı, Zincirlerini kırdı.


İsminden ötürü yüceliği Yahve’ye verin. Kutsal düzen içinde Yahve’ye tapının.


Oysa sen bizi çakalların yerinde ezdin, Üstümüzü ölümün gölgesiyle örttün.


Yahve Moşe'ye şöyle dedi: "Elini göğe doğru uzat ki, Mısır diyarında karanlık olsun, üstelik hissedilebilen bir karanlık olsun."


Kötülerin yolu karanlık gibidir, Neye takıldıklarını bilmezler.


Evet, eğer bir adam çok yıllar yaşarsa, hepsinde sevinsin; Ama karanlık günleri hatırlasın, çünkü çok olacaklar. Gelen her şey boştur.


O gün denizin uğultusu gibi onlara karşı kükreyecekler. Bir kimse toprağa baktığında işte, karanlık ve sıkıntı. Bulutlarındaki ışık kararmıştır.


Körler gibi duvarı el yordamıyla arıyoruz. Evet, gözleri olmayanlar gibi yokluyoruz. Öğle vakti alacakaranlıktaymış gibi tökezliyoruz. Güçlüler arasında ölüler gibiyiz.


Bu yüzden adalet bizden uzaktır, doğruluk da bize yetişmiyor. Işık arıyoruz, ama karanlık görüyoruz; Parıltı arıyoruz, ama karanlıkta yürüyoruz.


Çünkü işte, karanlık yeryüzünü, Ve koyu karanlık halkları örtecek; Ama Yahve senin üzerine doğacak ve görkemi senin üzerinde görülecek.


sonra yeryüzüne bakacaklar ve sıkıntıyı, karanlığı ve ızdırap kasvetini görecekler. Koyu karanlığın içine sürülecekler.


Yahuda’yı bütünüyle reddettin mi? Canın Siyon’dan tiksindi mi? Neden bizi vurdun, bize şifa yok? Esenliği bekledik, ama iyilik gelmedi; Ve şifa zamanı bekledik, işte, dehşet!


“Bizi Mısır diyarından çıkaran, Çölde, bozkırlar ve çukurlar diyarında, Kuraklık ve ölüm gölgesi diyarında, Hiç kimsenin geçmediği ve hiç kimsenin yaşamadığı bir diyarda Bizi yürüten Yahve nerede?” demediler.


Bu yüzden onların yolu kendilerine karanlıkta kaygan yerler gibi olacak. Kovulup orada düşecekler; Çünkü onların üzerine kötülük getireceğim, Onların ziyaret yılını getireceğim, diyor Yahve.


Yeryüzünü gördüm ve işte, ıssız ve boştu, ve gökler, onların da ışıkları yoktu.


Halkım kaybolmuş koyunlar oldu. Çobanları onları saptırdı. Onları dağlarda salıverdiler. Dağdan tepeye gittiler. Kendi dinlenme yerlerini unuttular.


Bu yüzden Yahve şöyle diyor, İşte, bu halkın önüne tökezleme taşları koyacağım. Babalar ve oğullar onlara takılıp birlikte tökezleyecekler. Komşu dostuyla birlikte yok olacak.


Esenlik bekledik, ama iyilik gelmedi; Ve şifa zamanı, ve işte, dehşet!


Boş yere yardım beklerken, Artık gözlerimiz sönüyor, Bizi kurtaramayacak bir ulusu gözledikçe gözledik.


Yürekleri erisin ve tökezlemeleri çoğalsın diye, Bütün kapılarına tehdit kılıcını koydum. Ah! Onu şimşek gibi yaptılar. Boğazlasın diye sivrilttiler.


Bir çoban, dağılmış koyunlarının arasında olduğu gün sürüsünü nasıl ararsa, ben de koyunlarımı öyle arayacağım. Bulutlu ve karanlık bir günde dağılmış oldukları her yerden onları kurtaracağım.


"Ulusların utancını bir daha sana duyurmayacağım. Halkların hakaretini artık yüklenmeyeceksin, artık kendi halkını tökezletmeyeceksin" diyor Efendi Yahve.


Karanlık ve kasvet günü, bulut ve koyu karanlık günü. Dağlara yayılan şafak gibi, büyük ve güçlü bir halk; Benzeri hiç olmadı, Onlardan sonra da çok kuşakların yıllarında bir daha olmayacak.


Çünkü işte, dağlara biçim veren, rüzgârı yaratan, insana ne düşündüğünü bildiren, Sabah karanlığını yaratan ve yeryüzünün yüksek yerleri üzerine ayak basan; O'nun adı Ordular Tanrısı Yahve'dir.”


"Yahve'nin gününü isteyenlerin vay haline! Yahve'nin gününü neden özlüyorsunuz? O karanlıktır, Ve ışık değil.


Eğer dinlemezseniz ve benim adıma yücelik vermeyi yüreğinize koymazsanız" diyor Ordular Yahvesi, "o zaman üzerinize lanet göndereceğim ve bereketlerinizi lanetleyeceğim. Onları zaten lanetledim, çünkü onu yüreğinize koymuyorsunuz.


Bunun üzerine Yeşua onlara, “Kısa bir süre daha ışık sizinle birliktedir” dedi. “Işığınız varken yürüyün ki, karanlık sizi yakalamasın. Karanlıkta yürüyen nereye gittiğini bilmez.


Yeşu, Akan'a şöyle dedi: "Oğlum, lütfen İsrael'in Tanrısı Yahve'yi yücelt ve O'na itiraf et. Şimdi bana ne yaptığını söyle! Bunu benden saklama!"


“Tökezleme taşı ve suç kayası oldu.” Çünkü onlar söze itaatsizlik ederek tökezlerler. Zaten bunun için atanmışlardır.


Bu yüzden, urlarının suretlerini ve ülkenizi bozan farelerinizin suretlerini yapacaksınız; ve İsrael Tanrısı'na yücelik vereceksiniz. Belki de elini sizden, ilâhlarınızdan ve toprağınızdan çeker.


Síguenos en:

Anuncios


Anuncios


¡Síguenos en WhatsApp! Síguenos