Biblia Todo Logo
La Biblia Online
- Anuncios -




İbraniler 11:37 - Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)

37 Taşlandılar. Biçilerek parçalandılar. Denendiler. Kılıçtan geçirilip öldürüldüler. Koyun postu, keçi postu içinde dolaştılar. Yoksulluk çektiler, sıkıntı gördüler, düşmanca davranışlara maruz kaldılar.

Ver Capítulo Copiar

Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001 2008

37 Taşlandılar, testereyle biçildiler, kılıçtan geçirilip öldürüldüler. Koyun postu, keçi derisi içinde dolaştılar, yoksulluk çektiler, sıkıntılara uğradılar, baskı gördüler.

Ver Capítulo Copiar

Turkish Bible Old Translation 1941

37 taşlandılar, testere ile biçildiler, imtihan olundular, kılıçla katlolunarak öldürüldüler; koyun postları ile, keçi derilerile dolaştılar; yoksulluk çektiler, sıkıntı gördüler, tahkir olundular

Ver Capítulo Copiar

Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап

37 Ташландълар, тестерейле бичилдилер, кълъчтан гечирилип ьолдюрюлдюлер. Койун посту, кечи дериси ичинде долаштълар, йоксуллук чектилер, съкънтълара урадълар, баскъ гьордюлер.

Ver Capítulo Copiar

Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar

37 Taşa tutularak öldürüldüler, testereyle biçildiler, kılıçtan geçirildiler. Koyun postu, keçi derisi giyerek sağda solda dolaştılar. Yoksunluk içinde, acılar ortasında, düşmanca davranışlara katlandılar.

Ver Capítulo Copiar

Temel Türkçe Tercüme

37 Taşlandılar, testereyle biçildiler, kılıçtan geçirilip öldürüldüler. Koyun postu, keçi derisi içinde dolaştılar. Yoksulluk çektiler, baskı ve eziyet gördüler.

Ver Capítulo Copiar




İbraniler 11:37
40 Referencias Cruzadas  

İçinde bulunan halkı dışarı çıkardı ve onları testerelerin, demir kazmaların, demir baltaların altında çalıştırdı ve onları tuğla ocağına götürdü; ve Ammon'un çocuklarının bütün kentlerine böyle yaptı. Sonra David ve bütün halk Yeruşalem'e döndü.


İzebel'in Yahve'nin peygamberlerini öldürdüğü zaman, yaptığım şey, Yahve'nin peygamberlerinden yüz kişiyi ellişer olarak birlikte bir mağaraya saklayıp onları ekmek ve suyla beslediğim, efendime bildirilmedi mi?


çünkü İzebel Yahve'nin peygamberlerini öldürdüğünde, Ovadya yüz peygamberi alıp ellisini bir mağaraya sakladı ve onlara ekmek ve su verdi.)


Ahav, İzebel'e Eliya'nın yaptığı her şeyi ve bütün peygamberleri kılıçla nasıl öldürdüğünü anlattı.


O şöyle dedi, "Ordular Tanrısı Yahve için çok kıskanç oldum; çünkü İsrael'in çocukları senin antlaşmanı terk ettiler, sunaklarını yıktılar ve peygamberlerini kılıçla öldürdüler. Ben, yalnız ben kaldım; ve yaşamım almak için onu arıyorlar."


Eliya bunu duyunca, yüzünü cübbesiyle örttü, dışarı çıktı ve mağaranın girişinde durdu. İşte, bir ses ona geldi ve dedi, “Eliya, burada ne yapıyorsun?”


O şöyle dedi, “Ordular Tanrısı Yahve için çok kıskanç oldum; çünkü İsrael'in çocukları senin antlaşmanı terk ettiler, sunaklarını yıktılar ve peygamberlerini kılıçla öldürdüler. Ben, yalnız ben kaldım; ve yaşamım almak için onu arıyorlar."


Bunun üzerine oradan ayrıldı ve önünde on iki çift öküzle saban süren Şafat oğlu Elişa’yı buldu; kendisi de on ikincisindeydi. Eliya yanına gidip cübbesini onun üzerine koydu.


"Önüne iki adam, kötü adamlar oturtun, onlar da ona karşı tanıklık etsinler, ‘Sen Tanrı’ya ve krala lanet ettin!’ desinler. Sonra onu dışarı çıkarıp taşlayarak öldürün.”


Ona, “Tüylü bir adamdı ve belinde deri bir kuşak vardı” diye yanıt verdiler. O, “Tişbeli Eliya’dır” dedi.


Eliya’nın üzerinden düşen cübbesini de aldı ve geri dönüp Yarden kıyısında durdu.


Eliya cübbesini alıp yuvarladı, sulara vurdu; sular bu tarafa ve o tarafa ikiye bölündüler. İkisi de kuru toprak üzerinde karşıya geçtiler.


İçinde bulunan halkı dışarı çıkardı ve onları testerelere, demir kazmalara ve baltalara koydurdu. David Ammon'un çocuklarının bütün kentlerine böyle yaptı. Sonra David ve bütün halk Yeruşalem'e döndü.


Ona karşı düzen kurdular ve onu kıralın buyruğuyla Yahve'nin evinin avlusunda taşlarla taşladılar.


Çocuklarınızı boşuna vurdum. Terbiyeyi kabul etmediler. Kendi kılıcın peygamberlerini yiyip bitirdi, Yok edici bir aslan gibi.


Uriya'yı Mısır'dan alıp Kral Yehoyakim'e getirdiler. Kral onu kılıçla öldürdü ve cesedini sıradan insanların mezarlarına attı.


Çiftçiler adamın hizmetkârlarını yakalayıp, birini dövdü, birini öldürdü, diğerini de taşa tuttu.


Yuhanna’nın deve tüyünden yapılmış giysisi ve belinde deri bir kuşağı vardı. Yiyeceği çekirge ve yaban balıydı.


Yeşua ona, “Tilkilerin inleri, gökyüzü kuşların yuvaları var, ama İnsanoğlu’nun başını yaslayacak bir yeri yok” dedi.


“Ey Yeruşalem! Peygamberleri öldüren, kendisine gönderilenleri taşa tutan Yeruşalem! Bir tavuğun civcivlerini kanatları altına toplaması gibi, ben de kaç kez senin çocuklarını öyle toplamak istedim ve sen reddettin!


Ama Antakya’dan ve Konya’dan gelen bazı Yahudiler kalabalığı kandırıp Pavlus’u taşladılar. Öldüğünü sanıp onu kentin dışına sürüklediler.


Atalarınız hangi peygambere zulmetmedi ki? Adil Olan’ın geleceğini önceden bildirenleri öldürdüler. Siz de şimdi onun hainleri ve katilleri oldunuz.


Bundan ötürü, Mesih uğruna zayıflıkları, aşağılanmaları, zorlukları, zulümleri ve sıkıntıları memnuniyetle karşılıyorum. Çünkü ne zaman zayıfsam, o zaman güçlüyüm.


Bir süreliğine günahın sefasını sürmektense, Tanrı’nın halkıyla birlikte hakaret görmeyi tercih etti.


Tutuklu olanları, onlarla birlikte tutukluymuşsunuz gibi hatırlayın. Sizin de bir bedeniniz olduğunu bilerek düşmanca davranışlara maruz kalanları unutmayın.


İki tanığıma güç vereceğim ve çula sarınmış olarak bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.”


Síguenos en:

Anuncios


Anuncios


¡Síguenos en WhatsApp! Síguenos