Biblia Todo Logo
La Biblia Online
- Anuncios -




Vahiy 4:6 - Temel Türkçe Tercüme

6 Tahtın önünde sanki kristal gibi duru, camdan bir deniz vardı. Tahtın her dört yanının ortasında birer yaratık duruyordu. Önleri ve arkaları gözlerle doluydu.

Ver Capítulo Copiar

Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001 2008

6 Tahtın önünde billur gibi, sanki camdan bir deniz vardı. Tahtın ortasında ve çevresinde, önü ve arkası gözlerle kaplı dört yaratık duruyordu.

Ver Capítulo Copiar

Turkish Bible Old Translation 1941

6 Ve tahtın önünde billûra benzer sanki camdan bir deniz; ve tahtın önünde ve tahtın etrafında önden ve arkadan gözlerle dolu dört canlı mahlûk vardı.

Ver Capítulo Copiar

Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап

6 Тахтън ьонюнде биллур гиби, санки джамдан бир дениз вардъ. Тахтън ортасънда ве чевресинде, ьоню ве аркасъ гьозлерле каплъ дьорт яратък дуруйорду.

Ver Capítulo Copiar

Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar

6 Tahtın önündeki billur gibi deniz sanki camdandı. Tahtın önünde ve çevresinde, önleri arkaları gözlerle dolu dört yaratık duruyordu.

Ver Capítulo Copiar

Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)

6 Tahtın önünde kristale benzer, sanki camdan bir deniz vardı. Tahtın ortasında ve çevresinde, önü ve arkası gözlerle dolu dört yaratık duruyordu.

Ver Capítulo Copiar




Vahiy 4:6
25 Referencias Cruzadas  

Bu yüz kırk dört bin kişi tahtın önünde, dört yaratığın ve yirmi dört ihtiyarın önünde yeni bir ilahi söylüyordu. Yeryüzündeki esirlikten kurtarılan yüz kırk dört bin kişiden başka hiç kimse bu ilahiyi öğrenemedi.


Sonra sanki ateşle karışık camdan yapılmış bir deniz gördüm. Canavara, onun heykeline ve adının sayısına karşı zafer kazananlar bu camdan denizin üzerinde durmuşlardı. Ellerinde Allahʼın verdiği sazlar vardı.


Dört yaratıktan biri yedi meleğe birer altın tas verdi. O taslar, sonsuzlara kadar diri olan Allahʼın öfkesiyle doluydu.


Yirmi dört ihtiyar ve dört yaratık yere kapanıp tahtta oturan Allahʼa tapındılar. “Amin! Haleluya!” dediler.


Allahʼın görkemiyle ışıldıyordu. Şehrin ışıltısı çok değerli bir taşın, kristal gibi parıldayan yeşim taşının ışıltısına benziyordu.


Duvar yeşim denen değerli taştan yapılmıştı. Şehir ise cam kadar duru, saf altındandı.


On iki kapı on iki inciydi. Her kapı birer inciden yapılmıştı. Şehrin ana caddesi cam gibi berrak, saf altındandı.


Sonra melek bana yaşam suyundan bir ırmak gösterdi. Irmak kristal gibi parlaktı. Allahʼın ve Kuzuʼnun tahtından çıkıyordu.


Tahtın etrafında yirmi dört taht daha vardı. Bu tahtlarda yirmi dört ihtiyar oturmuştu. Üzerlerinde beyaz elbiseler giyinmiş ve başlarında altın taçlar vardı.


Sonra çok sayıda melek gördüm. Tahtın, yaratıkların ve ihtiyarların etrafını sarmışlardı. Onların sayısı binlerce binler ve on binlerce on binlerdi. Meleklerin seslerini işittim.


Dört yaratık, “Amin!” dediler. Yirmi dört ihtiyar da yere kapanıp tapındılar.


O zaman tahtın, ihtiyarların ve dört yaratığın ortasında duran bir Kuzu gördüm. Kuzu sanki kesilmiş gibiydi. Yedi boynuzu ve yedi gözü vardı. Yedi göz, yeryüzünün her tarafına gönderilmiş Allahʼın yedi ruhudur.


Kuzu tomarı alınca, dört yaratık ve yirmi dört ihtiyar Kuzuʼnun önünde yere kapandılar. Her birinin birer sazı ve hoş kokulu tütsü dolu altın tası vardı. Taslar imanlıların dualarıdır.


Kuzuʼnun yedi mühürden birini açtığını gördüm. O zaman dört yaratıktan birinin gök gürlemesine benzer bir sesle, “Gel” dediğini işittim.


Dört yaratığın ortasından sanki bir ses işittim. Ses şöyle diyordu, “Bir ölçek buğday bir dinara, üç ölçek arpa bir dinara. Ama zeytinyağına ve şaraba zarar verme.”


Bütün melekler tahtın, ihtiyarların ve dört yaratığın etrafında duruyordu. Tahtın önünde yüzüstü yere kapanıp Allahʼa tapındılar.


Çünkü tahtın ortasında olan Kuzu onları güdecek. Onları hayat veren su kaynaklarına götürecek. Allah da onların gözlerinden bütün yaşları silecek.”


Síguenos en:

Anuncios


Anuncios


¡Síguenos en WhatsApp! Síguenos