Biblia Todo Logo
La Biblia Online
- Anuncios -




Vahiy 4:2 - Temel Türkçe Tercüme

2 Birdenbire Allahʼın Ruhʼu üzerime indi. Gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.

Ver Capítulo Copiar

Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001 2008

2 O anda Ruh'un etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.

Ver Capítulo Copiar

Turkish Bible Old Translation 1941

2 Hemen Ruhta oldum, ve işte, gökte bir taht konulmuş, ve taht üzerinde bir oturan vardı,

Ver Capítulo Copiar

Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап

2 О анда Рух'ун еткисинде каларак гьокте бир тахт ве тахтта отуран бирини гьордюм.

Ver Capítulo Copiar

Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar

2 Ruh'un yönetimindeyken gökte duran bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.

Ver Capítulo Copiar

Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)

2 Birdenbire Ruh’taydım. İşte, gökte bir taht ve tahtta oturan biri vardı.

Ver Capítulo Copiar




Vahiy 4:2
28 Referencias Cruzadas  

İsa onlara şöyle dedi: “Peki, öyleyse, Davud Kutsal Ruh aracılığıyla ona nasıl ‘Efendim’ diyebilir? Çünkü şöyle der:


Şimdiye kadar söylediklerimizin özeti şudur: Böyle bir başrahibimiz var. O göklerde yüce Allahʼın tahtının sağına oturdu.


Rabbin gününde Allahʼın Ruhu üzerime indi. Arkamda borazan sesine benzeyen yüksek bir ses işittim.


Kadın bütün milletleri demir çomakla güdecek bir erkek çocuk doğurdu. Çocuk hemen alınıp Allahʼın yanına, Oʼnun tahtına götürüldü.


Melek beni Ruhʼun yardımıyla ıssız bir yere götürdü. Orada kırmızı bir canavarın sırtında oturan bir kadın gördüm. Canavar yedi başlı, on boynuzluydu. Her tarafı Allahʼa hakaret eden adlarla kaplıydı.


Yirmi dört ihtiyar ve dört yaratık yere kapanıp tahtta oturan Allahʼa tapındılar. “Amin! Haleluya!” dediler.


Sonra büyük beyaz bir taht gördüm. Tahtta Oturanʼı da gördüm. Yer ve gök Oʼnun önünden kaçtılar, yok olup gittiler.


Melek beni Allahʼın Ruhuʼnun yardımıyla kocaman, yüksek bir dağa götürdü. Orada bana kutsal Yeruşalim şehrini gösterdi. Şehir gökten, Allahʼın huzurundan iniyordu.


Tahtta Oturan da şöyle dedi: “Bakın! Ben her şeyi yeni yapıyorum.” Sonra, “Yaz!” dedi. “Çünkü bu sözler güvenilir ve doğrudur.”


Tıpkı benim zafer kazanıp Babamʼla birlikte Oʼnun tahtına oturduğum gibi, zafer kazananların da benimle birlikte tahtıma oturmasına izin vereceğim.


Aynı anda yirmi dört ihtiyar, tahtta oturan, sonsuzlara kadar diri olan Allahʼın önünde yere kapanıyor ve sonsuzlara kadar diri Olanʼa tapınıyorlardı. Kazandıkları zafer taçlarını tahtın önüne serip şöyle diyorlar:


Tahttan şimşekler çakıyor, gök gürlemesinin gümbürtüsü duyuluyordu. Tahtın önünde alev alev yanan yedi meşale vardı. Bunlar Allahʼın yedi ruhudur.


Yaratıklar tahtta oturan, sonsuzlara kadar diri olan Allahʼı yüceltiyor, Oʼna saygı gösterip şükrediyorlardı.


Tahtta Oturanʼın sağ elinde bir tomar gördüm. Tomarın iki tarafı da yazılıydı. Yedi mühürle mühürlenmişti.


Sonra gökte, yeryüzünde, yerin altında ve denizde bulunan bütün yaratıkların şunu söylediğini işittim: “Övgü ve saygı, yücelik ve güç, sonsuzluk boyunca tahtta oturan Allahʼa ve Kuzuʼya aittir.”


Dağlara ve kayalara, “Üzerimize düşün” dediler. “Bizi tahtta oturan Allahʼın bakışından ve Kuzuʼnun öfkesinden saklayın.


Síguenos en:

Anuncios


Anuncios


¡Síguenos en WhatsApp! Síguenos