Online Bible

- Reklamy -

АЪТЛАР 1 - Turkish Bible Old Translation 1941


BAP 1

1 O şehir ki, halkla dolu idi, tek başına nasıl oturuyor! Milletler arasında büyüktü, dul kadın gibi oldu! Ülkeler arasında bir emîre idi, haraç veren oldu!

2 Geceleyin acı acı ağlıyor, ve gözyaşları yanaklarının üzerindedir; Bütün onu sevenlerden kendisini teselli eden yok; Bütün dostları ona hainlik ettiler; düşmanı oldular.

3 Yahuda cefa çekmek, ve ağır kölelik etmek için sürgüne gitti; Milletler arasında oturuyor, rahat yeri bulmuyor; Darlıkta iken ardını kovanların hepsi ona eriştiler.

4 Sionun yolları yas tutuyor, çünkü belli bayramlara gelen yok; Bütün kapıları ıssız, kâhinleri inliyor; Ere varmamış kızları sıkılmada, kendisi de acılar içinde.

5 Hasımları başa geçtiler, düşmanlarının işi yolundadır; Çünkü günahlarının çokluğundan ötürü RAB onu sıkıntıya koydu; Yavruları hasmın önünde sürgüne gittiler.

6 Ve Sion kızının bütün güzelliği üzerinden kaçtı; Reisleri, otlak bulmıyan geyikler gibi oldular, Ve ardı kovanın önünde takatsiz yürüyorlar.

7 Yeruşalim eski günlerdeki bütün güzel şeylerini, cefa ve perişanlık günlerinde anıyor; Kavmı, yardımcısı yokken hasmın eline düşünce, Hasımlar onu gördüler, onun yıkılmasına güldüler.

8 Yeruşalim ağır suç işledi; bundan ötürü murdar oldu; Onu sayanların hepsi kendisini hor görüyorlar, çünkü çıplaklığını gördüler; O da inliyip arkaya dönüyor.

9 Murdarlığı eteklerinde; kendi sonunu hatırına getirmedi; Aşağı düşmesi de şaşılacak şeydir; onu teselli eden yok; Ya RAB, düşkünlüğümü gör; çünkü düşman kibirlendi.

10 Bütün onun güzel şeyleri üzerine hasım elini uzattı; Çünkü kendi makdisine milletlerin girdiğini gördü, O milletler ki, senin cemaatine girmesinler diye onlar için emretmiştin.

11 Bütün kavmı inliyor, ekmek arıyorlar; Canı yerine getirmek için güzel şeylerini yiyeceğe verdiler; Bak, ya RAB, ve gör; çünkü sefil oldum.

12 Ey bütün sizler, yoldan geçenler, sizin için bu bir şey değil mi? İyi bakın da görün, başıma getirilen dert gibi bir dert var mı? O dert ki, RAB kızgın öfkesi gününde onunla bana cefa etti.

13 Kemiklerimin içine yukarıdan ateş saldı, ve onları yendi; Ayaklarım için ağ serdi, beni yüz geri etti; Beni harap etti, bütün gün baygınım.

14 Günahlarımın boyunduruğu onun elile bağlandı; Onlardan bir örgü yapılıp boynuma geçirildi; kuvvetimi tüketti; Karşı durmağa gücüm yetmiyenlerin ellerine Rab beni verdi.

15 İçimde bütün zorlu adamlarımı Rab hiçe saydı; Gençlerimi kırmak için üzerime bir cemaat çağırdı; Ere varmamış Yahuda kızını, Rab sanki mâsarada çiğnedi.

16 Ben bunlara ağlıyorum; gözüm, benim gözüm, yaşlar döküyor; Çünkü canımı yerine getiren tesellici benden uzak; Oğullarım harap oldular, çünkü düşman galebe çaldı.

17 Sion ellerini açmış; onu teselli eden yok; Çevresindekiler onun hasmı olsunlar diye RAB Yakub için emretti; Aralarında Yeruşalim murdar bir şey oldu.

18 RAB âdildir; çünkü emrine karşı âsi oldum; Şimdi, ey kavmlar, hepiniz dinleyin ve derdimi görün; Ere varmamış kızlarımla gençlerim sürgüne gittiler.

19 Beni sevenleri çağırdım, fakat onlar beni aldattılar; Canlarını yerine getirmek için kendilerine yiyecek ararken, Kâhinlerimle ihtiyarlarım şehirde can verdiler.

20 Bak, ya RAB; çünkü sıkıntım var; içim kanıyor; İçimde yüreğim alt üst oldu; çünkü çok âsi oldum; Dışarıda kılıç beni çocuklarımdan etmede, evde ölüm gibi.

21 İnlediğimi işittiler de beni teselli eden olmadı; Bütün düşmanlarım felâketimi işittiler; bunu sen ettin diye meserretle coştular; İlân ettiğin günü getireceksin, onlar da benim gibi olacaklar.

22 Onların her kötülüğü senin önüne gelsin; Ve bütün günahlarımdan ötürü bana ne ettinse, onlara da et; Çünkü iniltilerim çok, yüreğim de baygındır.

© Kitab-ı Mukaddes Şirketi 1941

Bible Society in Turkey
Následuj nás:



Reklamy